YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi dahili davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davalı ... Başkanlığı'nın davacı ...'nın yıllardır örgütlü olduğu bir işyeri olduğunu, davalı bünyesinde çalışan ve müvekkili ’ya üye olan işçilerin, göre, üyelik aidatı ödemeleri gerektiğini, davalı Belediyenin, işçilerden kestiği üyelik ve dayanışma aidatlarını bu güne kadar müvekkile ödemediğini, kanunun amir hükmü uyarınca aidat kesinti listelerinin davalı işveren tarafından müvekkile gönderilmesi gerekmesine rağmen bu listelerin de müvekkile gönderilmemiş olduğunu, kesilen aidatların hangi tarihte ödeneceğine ilişkin düzenlemelerin davalı ile müvekkil Sendika arasında bağıtlanmış toplu iş sözleşmelerinde mevcut olduğunu, toplu iş sözleşmeleri ve yasanın amir hükümlerine aykırı hareket eden, yapılan ödeme ihtarlarına rağmen borcunu ödemeyen davalıdan aidat alacaklarının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, karşı açılmış, 2014 yerel seçimleri ile birlikte bu Belediye’nin tüzel kişiliği sonaerip Belediyesi'ne katıldığından, davaya karşı devam edilmiştir.
Davalı ... Belediyesi vekili, aidat alacağının ilişkin olduğu işçilerin sadece ikisinin kendilerine devredildiğini, diğerlerinin Konya Büyükşehir Belediyesi ve ...'ye devredildiğini, bu nedenle bu iki kuruma da husumet yöneltilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Dahili davalı ... Belediyesi, 6360 sayılı Yasa'nın Geçici 1/13 üncü maddesine göre husumetin kapatılan belediyeye ait olduğunu, kendileri hakkında husumetten reddi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı ... davaya cevap vermemiştir
Mahkemece, bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda tüzel kişiliği sonaeren Belediye’de çalışan işçilerin devredildiği davalı ve dahili davalılar devredilen işçi sayısı ile orantılı olarak belirlenen aidat alacağından sorumlu tutulmuşlardır.
6360 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin 2 inci fıkrası ile Konya Büyükşehir Belediyesi’nin sınırları il mülki sınırları olarak belirlenmiştir. Aynı maddenin 3 üncü fıkrası ile de belediyelerin mülki sınırları içinde kalan belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine bağlanmışlardır.
Aynı kanunun Geçici 1 inci maddesinin 13 üncü fıkrasına göre ise “1 inci maddeye göre tüzel kişiliği kaldırılan belediye ve köylerin mahkemelerde süren davalarında katıldıkları ilçe belediyesi taraf olur.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, dava karşı açılmıştır. Bu Belediyenin tüzel kişiliği dava devam ederken sona ermiştir. Tüzel kişiliği 6360 sayılı Kanun’un 1/3 üncü maddesine göre kaldırılan katıldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı gibi, bu husus, dosya içeriği ile de sabittir. Hal böyle olunca, davanın davalı ... Belediyesi hakkında görülüp sonuçlandırılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile tüzel kişiliği kaldırılan Belediye’de çalışan işçilerin bir kısmının kararı ile dahili davalılara devredildiği gerekçesi ile devredilen işçi sayısı ile orantılı olarak dahili davalılar hakkında da hüküm kurulması hatalı olmuştur. Dahili davalılar hakkındaki davanın, taraf sıfatı yokluğundan (husumetten) reddine karar verilmelidir.
O halde dahili davalıların bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde dahili davalılara iadesine, 08/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.