Mahkemesi:İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir.
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta davacı davalı belediyeye 17.03.2015 tarihinde noter kanalıyla gönderdiği ihtarnamede '' ... .... bünyesinde temizlik işçisi olarak çalışmakta iken 20.02.2015 tarihinde adı geçen şirket tarafından iş akdi tek taraflı olarak feshedilmiş olup bu hususta tarafıma bilgi verilmemesi neticesinde 03.03.2015 tarihine kadar ...'ndeki işime devam etmiş bulunmaktayım ..'' ifadesini kullanmak suretiyle 03.03.3015 tarihine kadar olan fazla çalışma gibi işçilik alacaklarının ödenmesini talep etmiştir. Davacı kendisini bağlayan bu beyanı ile iş akdinin 20.02.2015 tarihinde sona erdirildiğini 03.03.2015 tarihi itibariyle öğrenmiş olduğunu kabul etmiştir. Dava 17.04.2015 tarihinde açılmıştır. Davacının iş akdinin son bulduğunu öğrendiğini beyan ettiği tarihe göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Karar tarihinde alınması gerekli 29.20 TL harçtan peşin alınan 27.70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.50 TL harcın davacıdan alınarak ... gelir kaydına, Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, dosyanın Yargıtay'a geliş ve dönüş masrafı dahil davalı Belediyenin yapmış olduğu 33.00 TL; davalı şirketin yapmış olduğu 45.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile ayrı ayrı davalılara ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre belirlenen 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
6.Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
7.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalılara iadesine, 16/06/2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.