7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 30/05/2008 tarihinde verilen dilekçeyle gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 27/12/2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince bir kısım davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine; davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair verilen kararın davalılardan ... vd. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, gayrimenkul satış vaadi ve harici satış sözlemesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davacılardan ...'ın 1981 yılında 437 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki çift daireli beş katlı betonarme karkas binanın zemin dahil 3.katındaki 5 nolu daireyi Yalova Noterliğinin 9666 yevmiye nolu ve 30/03/1981 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile ...'dan satın aldığını, satış bedelinin ...'ya peşinen ödendiğini; davacılardan ...'in aynı parseldeki zemin dahil 3. katındaki 6 nolu daireyi Yalova Noterliğinin 9665 yevmiye nolu ve 30/03/1981 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile ...'dan satın aldığını, satış bedelini ...'ya peşinen ödediğini; davacılardan ...'in aynı parselin zemin dahil 2.katındaki 3 nolu daireyi ve binaya tekabül eden 800 m2 lik arsadaki 80/800 hisseyi satış sözleşmesiyle ... ve ...'den satın aldığını; davacılardan ... ve ...'nın fırının bitişiğindeki dereye doğru 100 m2 arsayı ...'dan satış senediyle satın aldığını; satış vaad eden ...'nın bu taşınmazı 1937 yılında İlyas Alantar'dan satın aldığını ve taşınmaz üzerine beş katlı çift daireli yapı yaptırdığını, davacıların da bu binadan daire satın aldığını, söz konusu daireleri davacıların 1981 yılında fiilen teslim aldıklarını ve bugüne kadar fiilen kullandıklarını, ancak davalılar tarafından taşınmazın mülkiyetinin davacılara devri için ferağda bulunulmadığını belirterek 437 parselde İlyas Alantar adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vd. vekili, davalıların miras bırakanı İlyas Alantar ile ... arasında resmi yada gayriresmi bir satış akdi olmadığını, ... tarafından İlyas Alantar'a bir bedel ödenmediğini, Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dava konusu taşınmazın İlyas Alantar adına tapuya tescil edildiğini, kesinleşmiş mahkeme ilamı olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davacılar ile ... mirasçıları sulh olduğundan “Davanın konusuz kalması nedeniyle Karar Verilmesine Yer Olmadığına” karar verilmiştir.
Davacılar vekili ve davalı ... vd. vekilinin, istinaf istemi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; “Bir kısım davalılar İlyas Alantar mirasçıları vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince Esastan Reddine, Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2 bendi gereğince Kabulüne, Yalova 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27/12/2018 tarih, 2017/381 Esas, 2018/533 Karar sayılı kararının Kaldırılmasına, Dava konusuz kalması nedeniyle Karar Verilmesine Yer Olmadığına, Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 54,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 270,00 TL harç ile 2.150,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile arta kalan 2.365,60 TL harcın bir kısım davacılara iadesine, Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücreti Tarifesi gereğince 42.050,00 TL nispi vekalet ücretin davalı İlyas Alantar Mirasçılarından tahsili ile davacılara ödenmesine, Davacılar tarafından yapılan 1.127,25 TL yargılama giderlerinin davalı İlyas Alantar Mirasçılarından tahsiline, davacılara verilmesine,” karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... vd. vekili yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaları sebebiyle temyiz etmiştir.
Sulh, görülmekte olan bir davanın taraflarının karşılıklı anlaşma ile dava konusu uyuşmazlığa son vermeleridir. Sulh sözleşmesi mahkeme önünde yapılabileceği gibi mahkeme dışında da yapılabilir.
Taraflar sulh olurken aynı zamanda yargılama giderleri hakkında da bir anlaşmaya varmışlarsa mahkeme tarafların anlaşmasına göre ödeyecekleri yargılama gideri ve vekalet ücretini kararında belirtir. Yargılama gideri ve vekalet ücretinden söz etmemişlerse mahkeme bu konuda bir anlaşmaya varmaları için taraflara imkan verir. Taraflar yargılama giderleri hakkında bir anlaşmaya varamazlarsa mahkeme yargılama gideri ve vekalet ücretini sulh anlaşmasındaki kabul ve feragat edilen miktarlar oranında hüküm altına alır.
Somut olaya gelince; davacılardan Emin ve Ahmet lehine noterde düzenlenmiş satış vaadi sözleşmesine dayanıldığı, davacı ... lehine adi yazılı sözleşmeye dayanıldığı, diğer davacılar Ahmet ve Rüstem yönünden ise herhangi dayanak belge olmaksızın harici satış sebebiyle tapu iptal ve tescil talep edildiği anlaşılmıştır. Davacılar yönünden tüm taleplerde vaad borçlusu ya da satıcı tarafın ... olduğu, davalı ... vd. murisi İlyas Alantar’ın ise sözleşmelerde taraf olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmamakta olup İlyas mirasçılarına husumet yöneltilme sebebi davanın açıldığı tarihte kayıt maliki olmalarından kaynaklanmaktadır. Ancak yargılama devam ederken, Yalova Tapulama Mahkemesinin 1963/282E. 1967/125 K. sayılı kararının aksine sehven İlyas Alantor adına tescil edilen taşınmazın tapusu Yalova Kadastro Mahkemesinin 2012/22E. 2013/6 K. sayılı kararı ile düzeltilerek dava konusu 437 parsel sayılı taşınmaz ... mirasçıları adına tescil edilmiştir. Bunun üzerine davacılar ile ... mirasçıları arasında 18.09.2016 tarihli sulh sözleşmesi düzenlenerek, dava konusu bağımsız bölümlerin devri taahhüt edilmiş, devir ve ferağın uygun zamanda yapılacağı belirtilmekle yetinilmiş, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden ise İlyas Alantor mirasçılarının sorumlu tutulması konusunda uzlaşılmıştır. Dava konusu satış vaadi sözleşmeleri ile harici sözleşmelere bakıldığında ise, satışa konu edilen yerlerin 437 parsel sayılı taşınmazda bulunan tescil harici 5 katlı binanın farklı bağımsız bölümleri olduğu anlaşılmış, ancak davanın açıldığı tarih itibariyle dava konusu 437 parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıda kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulu olmadığı, dolayısıyla sözleşmenin ifa olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece davanın açıldığı tarih itibariyle ifa olanağı bulunmadığı gözardı edilerek davacılar ile ... mirasçıları arasında yapılan sulh sözleşmesi sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına yönelik verilen kararda yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sözleşmelerin tarafı olmayan İlyas mirasçılarının sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve HMK 371. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK 373/2. maddesi gereğince dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 22.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.