7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalılar aleyhine 26/06/2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15/09/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili; dava konusu 7568 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın doğrudan satış suretiyle giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, İzmir ili, Buca ilçesi, Dumlupınar Mahallesinde kain, 7568 ada 2 parsel ile ilgili taşınmaz mal ortaklığının, tapu kaydındaki "Hazine fazlalığı vardır." şerhi baki kalmak üzere genel ve açık arttırma ile satılmak suretiyle giderilmesine, satış bedelinin;
-% 8.41415'nin ...'e,
-% 8.41415'nin ... (....)'a,
-% 8.41415'nin ...'e,
-% 8.41415'nin ... (...l)'a,
-% 30.52550'nin ...'ya,
-% 16.37277'nin ...'ya,
-% 19.44513'ünün ...'ya
Ödenmesine, karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava konusu taşınmaz kaydındaki "Hazine fazlalığı vardır." şerhi saklı kalmak suretiyle hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, Hazinenin davaya dahil edilmesine ve satış bedelinden pay verilmesine de gerek olmayıp davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında tüm paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Somut olaya gelince; mahkemece dava konusu taşınmaz kaydındaki "Hazine fazlalığı vardır." şerhi saklı kalmak suretiyle, Hazine fazlalığı dikkate alınarak taşınmazın satışına karar verilmiş ise de hatalı ek rapora uyularak infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Zira, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitler denetime elverişli olmadığı gibi, raporda muhdesat sahibi olmayan davalı ... ve davacı ... Kızılkocaya da muhdesat sahibiylermiş gibi muhdesata isabet eden kısımdan pay verilmiştir. Yukarıdaki ilkeler çerçevesinde; muhdesat bedelinin toplam satış bedeline olan oranı yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlenerek, satış bedelinden muhdesat bedeli oranına tekabül eden meblağın sadece muhdesat sahibi paydaşa/paydaşlara, kalan satış bedelinin ise payları oranında tüm paydaşlara dağıtılması ve dağıtım oranlarının hükümde açıkça gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 02.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy