7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24/09/2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30/03/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 189 ada 44 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, öncelikle aynen taksimini, olmadığı takdirde taşınmazın paydaşlar arasında satışını savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiş, davalı ... vekilinin temyizi üzerine mahkemece verilen karar Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 09.01.2018 tarihli, 2016/1418 Esas, 2018/128 Karar sayılı ilamıyla “...Somut olaya gelince; davalı ... dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlarda hak sahibi olduğunu iddia etmiş olup; mahkemece, tarafların bu hususta ittifak edip etmedikleri üzerinde durulmamış, ittifak etmiyorlarsa bu konuda adı geçen davalıya dava açmak üzere süre verilmemiştir.
O halde; yukarıda değinilen ilkeler gözetilmek suretiyle davalı ...'in muhtesat iddiası konusunda ihtilaf varsa bu konuda dava açılması için süre verilmesi ve açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi muhtesatın aidiyeti konusunda ihtilaf yok ise bu iddianın araştırılması, gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle taşınmazların tespit edilen toplam değerlerinin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiğinin yüzdelik oran kurulmak suretiyle belirlenmesi ve bu oran uyarınca satış bedelinin paydaşlara dağıtılması gerekirken noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulü ile ortaklığın satış yoluyla giderilmesine, satıştan elde edilecek bedelin tapu kaydındaki hisseler ve Kars 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.10.2020 kesinleşme tarihli 2019/5 Esas, 2020/326 Karar sayılı muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin kararı da dikkate alınarak hak sahiplerine ödenmesine ve bu kararın eldeki davada verilen kararın eki sayılmasına dair karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2) Paydaşlığın (Ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (Ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Mahkemece, paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının ve harcın taraflardan hangi oranlarda tahsil edileceğinin hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; Kars 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.12.2020 tarihinde kesinleşen 20.10.2020 tarihli, 2019/5 Esas, 2020/326 Karar sayılı ilamına göre dava konusu 189 ada 44 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı soğuk hava deposunun ve tek katlı garajın davalı ... tarafından meydana getirildiği anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut 17.02.2021 ve 03.03.2021 tarihli bilirkişi raporlarında ...’a ait iki katlı soğuk hava deposunun 97,661,60 TL, garajın 6.178,78 TL değerinde olduğu, taşınmazın toplam değerinin ise 1.163.936,69 TL olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, satış sonunda elde edilecek bedelin % 8,92 oranına tekabül eden kısmın muhdesat sahibi davalı ...’a, kalan bedelin ise tapu kaydındaki payları oranında paydaşlara ödenmesine, yargılama giderlerinin satış bedelinin dağıtılmasındaki oranlara göre taraflara yüklenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm sonucunun 4. bendinde yer alan "tarafların tapu kaydındaki hisseleri" sözcüklerinin çıkarılmasına, yerine "satış bedelinin dağıtılmasındaki oranlarda" sözcüklerinin eklenmesine, hüküm sonucunun 5. bendinin hükümden çıkarılmasına yerine “5-Satış sonunda elde edilecek bedelin % 8,92’sine tekabül eden kısmın muhdesat sahibi ...’a geri kalan bedelin ise tapu kaydındaki payları oranında paydaşlara dağıtılmasına,” cümlesinin yazılmasına, hüküm sonucunun 10, 11 ve 12. bentlerinde yer alan “tarafların tapu kaydındaki hisseleri oranında” ibaresinin çıkarılmasına, yerlerine “satış bedelinin dağıtılmasındaki oranlarda” ibaresinin yazılmasına, hükmün HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 11.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.