MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.10.2004 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.12.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve dahili davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, suya vaki elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davacılar tarlalarını sulamak ve gerektiğinde içme suyu olarak kullanmak için kadim haklarının bulunduğunu iddia ettikleri kaynak sularına davalı köy muhtarlığının boru çekmek suretiyle müdahale ettiğini belirterek suya elatmanın önlenmesini talep etmişlerdir.
Davalı köy muhtarlığı, meradan çıkan suları içme suyu olarak kullandıklarını, davacıların kaynak suları üzerinden herhangi bir haklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Yargılama aşamasında 6360 sayılı Kanun kapsamında davalı Kozalak Köyünün tüzel kişiliği kaldırılarak ... ve Malatya Su ve Kanalizasyon İdaresi (...) Genel Müdürlüğü davaya dahil edilmişlerdir.
Mahkemece, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 20.06.2017 tarih 2016/12784 esas, 2017/5366 karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, davalı tarafça uyuşmazlık konusu suya vaki müdahalenin önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen 20.06.2017 tarihli ilamında, dava konusu kaynak suları üzerinde davacıların tarım arazilerini sulamak şeklinde kadim yararlanma haklarının bulunduğu tartışmasızdır. Davalı köyün ise içme suyu olarak "dava konusu kaynak sularına ihtiyacının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, içme suyu ihtiyacının öncelikli olduğu da göz önüne alınarak mahallinde suların en az olduğu dönemde Jeoloji, hidrolog ve ziraat mühendisinden teşkil edecek bilirkişi heyetiyle keşif icra edilmek suretiyle tarafların suya ihtiyaç durumu bilimsel verilere uygun olarak tespit ettirilmeli; davalının içme suyu ihtiyacının öncelikli olduğu, davacıların da kadim yararlanma haklarının bulunduğu gözetilerek, davalının içme suyu ihtiyacından fazlasının bulunduğunun saptanması halinde bu sudan yararlanma şekil ve şartları belirlenmek suretiyle gerekirse depolama tesisi kurularak taraflar arasında bir su rejimi oluşturulmalıdır. Mahkemece, değinilen bu yönler gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Dava konusu su kaynak suyu olup, bu niteliği itibariyle, genel su niteliğindedir.
Genel sulardan ise kadim ve öncelik hakkı nazara alınmak koşulu ile herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Mahkeme, TÜİK Malatya Bölge Müdürlüğünce 31.12.2019 tarihi itibariyle Kozalak (Harput) Mahallesinde ikamet eden kişi sayısının 307 olarak bildirildiği, buna göre düzenlenen 19.10.2020 tarihli ek ziraat mühendisi bilirkişi raporunda mahalle halkının toplam içme ve kullanma suyu ihtiyacının günlük 30,700 litre olduğu ... deposuna akan içme ve kullanma suyunun ise günlük 32,832 litre olup, mahalle halkının günlük içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılamakta yeterli olduğunun belirtildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu kaynak suları üzerinde davacıların tarım arazilerini sulamak şeklinde kadim yararlanma haklarının bulunduğu konusunda bir uyuşmazlık yoktur. Sulama mevsiminin ise Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları olduğu dosyada mevcut bilirkişi raporları ile sabit olmuştur.
Her ne kadar davalı tarafın içme suyu ve kullanma suyu ihtiyacının ... deposuna akan su miktarı ile karşılandığı kabul edilmiş ise de, davacıların dava konusu suyu sulama mevsimi dışında sulama amaçlı olarak kullanmadığı, bu dönem dışında suyun davalı tarafça içme suyu olarak kullanılmasının kamu yararına olacağı kanaati de 01.10.2021 tarihli ziraatçi bilirkişi raporunda belirtilmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma kararında da belirtildiği gibi davacıların dava konusu sudan kadim yararlanma haklarının bulunduğu gözetilerek, sulama suyu olarak ihtiyaçları yönünde hüküm kurulması, kalan suyun da davalı tarafın içme suyu ihtiyacında kullanılmak üzere sudan yararlanma şekil ve şartları belirlenmek suretiyle taraflar arasında bir su rejimi oluşturulması gerekirken, davalıların bu sudan yararlanmalarını tümüyle engelleyecek şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
S. İlhan G.Coşar