7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09/01/2008 gününde verilen dilekçe ile mülkiyet hakkından kaynaklanan ecrimisil talebi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/10/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mülkiyet hakkından kaynaklanan ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu 2601 ada 215 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan (A) Blok giriş katındaki 2 daire ile zemin katındaki 2 daireyi davalının, 2004 yılı Ağustos ayından itibaren haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın bizzat ve kiraya vermek suretiyle kullandığını, ancak anılan dairelerin ortak yerlerden olduğunu, zemin kattaki dairelere yönelik davalı aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davasının devam ettiğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 4 daire için 60.000,00TL ecrimisilin kademeli faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davalının giriş kattaki 2 daireye vaki elatmasının önlenmesini ve dairelerin eski hale getirilmesini talep etmiş; mahkemece, ecrimisil istemi yönünden dosyanın tefrik edilerek ayrı bir esas numarasına kaydedilmesine karar verilmiş; davacı vekili 16.09.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile ecrimisil talebini 79.920,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu edilen dairelerin ortak yerlerden olmadığını ve hukuki nitelikleri yönünden arsa maliki ile müvekkili arasındaki davaların devam ettiğini; dairelerin kat maliklerinin bilgisi ve muvafakati dahilinde kullanıldığını, kat maliklerinin anılan dairelerde haklarının olmadığını taahhüt ettiklerini, müvekkilinin iyi niyetli zilyet olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuş; davalının yargılama sırasında ölmesi üzerine mirasçıları dahili davalı olarak davaya devam etmişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 01.08.2004-31.12.2007 tarihleri arasındaki dönem için 79.920,00TL ecrimisilin kademeli olarak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 13.06.2017 tarihli ve 2014/20997 Esas, 2017/3432 Karar sayılı ilamıyla özetle; dosya içeriği ve toplanan delillerden, Kartal 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22/09/2011 tarihli ve 2010/9 Esas, 2011/1486 Karar sayılı ilamı ile eldeki davada dava konusu olan (A) Blok giriş kattaki 2 adet daire ile zemin katta bulunan 2 adet daireye davalıların haksız müdahalede bulundukları gerekçesiyle elatmalarının önlenmesine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu suretle çekişmeli dairelerin site yönetiminin ortak alanlarından olduğunun kabul edildiği anlaşıldığından; davalıların ecrimisilden sorumlu tutulmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki davacı site yönetimince anılan bölümlerin, davalıların murisi Osman tarafından bağımsız bölüme çevrilmek suretiyle kullanıldığını ileri sürdüğüne göre; ecrimisilin başlangıç tarihinin tespiti açısından bu bölümlerin, ne zaman bağımsız bölüme çevrilerek kullanıma uygun hale getirildiğinin ve davalıların murisi tarafından ne zamandan itibaren kullanılmaya başlandığının tespit edilmesi gerekirken, sırf kat karşılığı inşaat sözleşmesine itibar edilerek, ecrimisilin 01/08/2004 tarihinden başlatılmasının hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, ecrimisilin 2005 yılından itibaren talep edilebileceği, eldeki davayla benzer nitelikteki İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/503 E. 2015/54 K. sayılı dava dosyası arasında mevcut Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/85 D.İş sayılı dosyasında da ecrimisil alacağının, tespitin yapıldığı 16.06.2005 tarihi itibariyle doğacağı yönünde görüş bildirildiği, belirtilen tarihin olay örgüsü ve tanık beyanlarıyla da uyumlu olduğu gerekçe gösterilerek 03.12.2019 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile 16.06.2005–31.12.2007 tarihleri arasındaki dönem için 58.430,00TL ecrimisil bedelinin kademeli olarak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davalılar vekilinin tüm; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş; bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece, tarafların yargılama giderlerinden kabul ve ret oranlarına göre sorumlu tutulması yerinde ise de, davacı tarafça dava açılırken yatırılan başvuru harcı ile peşin harcın davalılardan tahsiline ilişkin bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiş; ancak bu husus kararın bozulmasını gerektirir ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 5. maddesinin hükümden çıkarılarak yerine “5-Davacı tarafça yatırılan 6,60TL başvuru harcı, 810,00TL peşin harç, 170,80TL keşif harcı, 700,00TL bilirkişi ücreti, 340,20TL ıslah harcı ve 59,30TL posta gideri olmak üzere toplam 2.086,90TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.525,75TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına” cümlesinin eklenmesine; hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.