7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19/06/2009 gününde verilen dilekçe ile kadastral parselin ihyasına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen 09/04/2018 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 30/11/2021 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av. ... ve Av..geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Davacı, kayden maliki olduğu 252 ada 6 parsel sayılı taşınmazının hukuka aykırı olarak imar uygulamasıyla davalı ... adına tescil edilmesi üzerine açtığı idari dava sonucunda imar uygulamasının iptaline karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, taşınmaz üzerine bina yaptığını ve uzun zamandır kullandığını ileri sürerek, tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “imar uygulamasının İdare Mahkemesi tarafından iptali ve kararın kesinleşmesi nedeniyle dava konusu taşınmazın davalı ... adına tesciline ilişkin işlemin usulsüz olduğunun ortaya çıktığı, ayrıca imar uygulaması sonucu davacıya tahsis edilen dava dışı 247 ada 23 parsel kaydının iptal edilerek önceki maliki adına tescil edildiği” gerekçesiyle, davanın kabulüyle, 252 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmün davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 03.03.2015 tarihli 2014/16318 Esas, 2015/2311 Karar sayılı ilamı ile "... davacının mülkiyet hakkı dava tarihinden önce sona ermiştir. Zira davacının 6 sayılı parselinde yapılan ve bilahare idari yargı yerinde iptal edilen imar uygulamasıyla oluşturulan 23 sayılı imar parseli hükmen el değiştirmiş olup davacının mülkiyet hakkı kalmamıştır. O halde, davanın aktif husumet yönünden usulden reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş ve davacı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 166. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde her iki dava arasında bağlantı var sayılır. Biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte olan davaların farklı hukuki sonuçlara varılmasının önüne geçilmesi için birleştirilerek görülmesi gerekir.
Dava konusu 252 ada 6 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması nedeniyle 247 ada 23 sayılı imar parseli meydana getirilerek 05.11.1996 tarihinde davacı adına kaydedildiği; davacının davalı ... aleyhine açtığı dava sonucunda anılan imar parsellerinin dayanağı olan imar uygulamasına ilişkin Belediye Encümen kararının İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 28.04.2006 tarih ve 2004/2849 Esas, 2006/1164 Karar sayılı ilamıyla iptal edildiği ve hükmün Danıştay 6. Dairesince 02.03.2009 tarihinde onandığı görülmüştür.
Öte yandan; dava dışı ve davacının maliki evveli olan ... tarafından davacı aleyhine 247 ada 23 parsel sayılı taşınmaz hakkında TMK'nın 724. maddesine dayalı olarak temliken tescil davası açıldığı ve yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.02.2009 tarih ve 2004/627 Esas, 2009/4 sayılı kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, 18.06.2009 tarihinde de infaz edilerek 247 ada 23 parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bu dosyaya ilişkin 03.03.2015 tarihli 2014/16318 Esas, 2015/2311 Karar sayılı kesin bozma ilamı ve karar düzeltme talebinin reddine ilişkin 08.02.2015 tarihli 2015/15348 Esas, 2015/1560 Karar sayılı ilamından sonra Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 05.07.2018 tarihli 2015/15754 Esas 2018/5116 Karar sayılı ilamı ile "Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/627 Esas, 2009/4 Karar sayılı ilamı kesinleştirilmiş ise de, gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşılmakla kararın kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden işin esasının incelenmiş, davalıya 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre usulune uygun dava dilekçesi tebliğinin yapılmadığı, taraf teşkili sağlanmaksızın ve 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesi uyarınca hukuki dinlenme hakkı ihlal edilerek hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına "karar verilmiş, karar düzeltme talebi reddedilmiştir. TMK'nın 724. maddesine dayalı temliken tescil davasının Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2019/213 Esas sayılı dosyasında yargılamasının devam ettiği dolayısıyla dosyanın derdest bulunduğu görülmektedir.
O halde; derdest bulunan tapu iptal ve tescil davası sonucunda verilecek kararın eldeki davada aktif husumet yönünden belirleyici olacağı, eldeki davanın sonucunu etkileyeceği tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, anılan dava ile görülmekte olan dava arasında 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesi uyarınca hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan mahkemece Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/213 Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan bu davanın ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilerek sonuca bağlanması gerekirken, anılan husus gözetilmeksizin bozma ilamımıza uyularak davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3.815,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, peşin harcın yatırana iadesine, kararın 15 günlük yasal süre içersinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.12.2021 gününde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy