7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 01/06/2021 gün ve 2021/710 Esas, 2021/3643 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kadastral mülkiyetin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı Hazine vekili, dava konusu 2618 m2'lik taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu halde ilk olarak Seyhan Belediyesinin 19.02.1998 tarih ve 772 sayılı encümen kararı tashih edilerek ve bazı parseller ilave edilmek suretiyle 18.06.1998 tarihli encümen kararı uyarınca imar düzenlemesine tabi tutularak anılan 2618 m2'lik kısım üzerinde 5349 ada 3 sayılı imar parselinin oluşturulduğunu; daha sonra Adana Büyükşehir Belediyesinin 21.11.2007 tarih 2659 sayılı encümen kararı uyarınca yapılan imar düzenlemesiyle davaya konu 2618 m2'lik kısmın üzerinde kısmen 11650 ada 1 sayılı imar parselinin meydana getirildiğini ve kısmen de tescil harici bırakıldığını, çekişmeli yerin Belediyelerce yapılan şuyulandırma işlemlerinde Hazine adına tescilinin yapılmadığını ileri sürerek; 2618 m2'lik taşınmaz bakımından tapu iptali ve Hazine adına tescilini, tescilin mümkün olmadığı halinde ise tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden eski hale ihya isteğinin kabulüne dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 20.02.2018 tarihli, 2015/6628 Esas-2018/1288 Karar sayılı ilamıyla 775 sayılı Yasanın mülga 3. maddesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinde 20.02.2020 tarihinde yapılan yasa değişikliği uyarınca davanın reddine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, davanın niteliği gereği davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Davacı vekili, davalı ... vekilinin temyiz talebinde bulunması üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 01.06.2021 tarih, 2021/710 Esas- 3643 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili ile davalı ... Belediyesi vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2) Davacı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarına gelince;
Dava konusu taşınmaz davalı ... Belediyesi ve davalı ... Belediyesi tarafından imar uygulamalarına tabi tutulmuş, ancak davalı Belediyeler tarafından yapılan imar uygulamaları İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Böylece, davacının maliki olduğu kadastral parsel üzerinde imar uygulaması ile oluşan imar parsellerinin dayanağı idari işlemin iptal edilmesi nedeniyle sicil dayanaksız kalmış ve TMK'nın 1025. maddesi hükmü uyarınca imar parselleri yolsuz tescil durumuna düşmüşlerdir. Her ne kadar mahkemece dava tarihinden sonra gerçekleşen yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava, davalı ... Belediyesi ile davalı ... Belediyesinin yapmış olduğu idari işlem nedeniyle açılmış olup, davanın açıldığı tarihte kadastral parselin ihyasını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden ve davacının dava açma tarihinde haklı olduğu göz önüne alındığında, 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereği yapılan yargılama giderlerinden davanın açılmasına sebebiyet veren davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi ile dava konusu taşınmazın belediye sınırlarında meydana gelen değişiklik ile davalı ... Belediyesi sınırlarına dahil olan davalı ... Belediyesinin sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki; anılan bu hususlar kararın bozulmasını gerektirmekte ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 01.06.2021 tarih, 2021/710 Esas- 3643 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün belirtilen gerekçe ile düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle
1) Davalı ... Belediyesi vekilinin tüm, davacı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının REDDİNE,
2) Davacı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 01.06.2021 tarih, 2021/710 Esas-3643 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA hüküm fıkrasının;
a) Dördüncü bendinin çıkarılarak yerine ‘’davacı tarafından yapılan 1.565,00 TL yargılama giderinin davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi ile davalı ... Belediyesinden alınarak davacıya verilmesine"
b) Beşinci bendinin çıkarılarak yerine‘’ Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 4.080.00 TL vekalet ücretinin davalı ... Belediyesi ile davalı ... Belediyesinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine’’ ibaresinin eklenmesine, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcın yatırana iadesine, 06.12.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy