7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, HMK 125. madde uyarınca tazminat davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 21.04.2021 gün ve 2021/282 Esas- 2021/2987 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalı ... tarafından 1848 ada 16 parsel sayılı taşınmazda 197,80 m2'lik bölümün 2981 sayılı İmar Affı Kanunu uyarınca hak sahibi dava dışı ...'e tapu tahsis belgesi ile tahsis edildiğini, müvekkilinin ise 22.06.1984 tarihinde tapuya şerh edilen temlik sözleşmesi ile tahsis hakkını ... mirasçılarından temlik aldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın 197,80 m2'lik bölümünün tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, 2981 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırıldığını, davacının şahsi hakka dayalı olarak tapu tahsis belgesine istinaden tapu iptali ve tescil isteminde bulunamayacağını, davanın reddini savunmuştur.
Fer'i müdahale talebinde bulunan tapu tahsis belgesi sahibi .. mirasçıları, davacının iddialarının doğru olduğunu, dava konusu taşınmazdaki tahsis hakkını davacıya devrettiklerini ve bedelini aldıklarını, davanın kazanılmasında hukuki menfaatlerinin bulunduğunu belirterek davaya katılma talebinde bulunmuşlar, mahkemece fer'i müdahil olarak davaya katılmalarına karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen ilk hükmün davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 15.10.2015 tarihli 2014/13989 Esas 2015/9056 Karar sayılı ilamıyla, dava konusu taşınmazın, hüküm tarihinden önce 29.01.2014 tarihinde Kadıköy Rum Ortodoks Cemaati Kiliseleri Mektepleri ve Mezarlığı Vakfı adına tescili nedeniyle mahkemece, HMK'nın 125. maddesi gereğince davacıya seçimlik hakkının hatırlatılması, taraf teşkilinin sağlanması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin seçimlik hakkını, davalı eski tapu maliki Belediye aleyhine tazminat davası olarak devam ettirmek yönünde kullandığı anlaşıldığından mahkemece; davanın kabulü ile 404.880,00TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm kurulmuştur. Hükmün, davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 28.09.2017 tarihli 2017/666 Esas 2017/6985 Karar sayılı ilamıyla "...her ne kadar tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi yerinde ise de mahkemece, davacının tahsis hakkını temlik aldığı ... tarafından tapu tahsis belgesinin düzenlenmesi sırasında ödendiği anlaşılan 2.000,00TL ile satış bedeli olarak 16.12.1991 tarihli "tahsilat müzekkeresi" ile ödendiği anlaşılan 522.830,00(eski)TL'nin güncellenmiş değerinin bilirkişiye hesaplattırılarak davalı belediyeden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle hesaplanan rayiç değerine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 28.09.2017 tarihli 2017/666 Esas 2017/6985 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, 548,28TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekilince temyizi üzerine; Yargıtay 14. Hukuk Dairesince 21.04.2021 tarihli 2021/282 Esas 2021/2987 Karar sayılı ilamı ile düzelterek onama kararı verilmiştir.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Somut uyuşmazlıkta; her ne kadar Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 28.09.2017 tarihli 2017/666 Esas 2017/6985 Karar sayılı bozma ilamında tazminat bedelinin rayiç değer üzerinden hesaplanmasının doğru olmadığı belirtilerek tapu tahsis belgesinin düzenlenmesi sırasında yapılan ödemelere ilişkin iki adet makbuz bulunduğundan bahsedilerek tazminat isteminin belirtilen iki adet makbuz üzerinden incelenmesi gerektiği açıklanmış ise de; davacı vekilinin dosyada tapu tahsis belgesine ilişkin toplam beş adet makbuz bulunduğu şeklindeki itirazı dikkate alınmamıştır. Yerel mahkemece davacı tarafın bahsettiği diğer makbuzlar yönünden de bir değerlendirme yapılarak tapu tahsis belgesine ait ödeme makbuzların hangileri olduğunun tespiti ile davalı tarafın savunmaları da dikkate alınarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dairemizce yerel mahkeme kararının belirtilen bu gerekçe ile bozulması gerekirken maddi yanılgı sonucu düzeltilerek onanmasına karar verildiği bu defa yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülen karar düzeltme itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 21.04.2021 tarihli, 2021/282 Esas, 2021/2987 Karar sayılı düzelterek onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yazılı gerekçe ile BOZULMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, 13.12.2021 gününde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy