MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/666 E., 2023/2349 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Karşıyaka 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/259 E., 2020/27 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalılar vekili ve asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... mirasçısı ... ile asıl davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacılar ... vd. vekili dava dilekçesinde; muris ...'un 08.11.2017 tarihinde dul ve çocuksuz olarak vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak davacıların kaldığını, bu durumun Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.02.2018 tarih ve 2017/1371 Esas, 2018/148 Karar sayılı veraset ilâmı ile tespit edildiğini, ancak vasiyet lehdarı TSK Mehmetçik Vakfının da murisin veraset ilâmının çıkarılması istemi ile müracaatı üzerine Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.12.2018 tarih ve 2018/2148 Esas, 2018/2245 Karar sayılı kararıyla bir önceki veraset ilâmından farklı olarak davacılar ile birlikte davalıların da murisin mirasçıları olarak tespit edildiğini, oysaki bu mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu, iptali gerektiğini, zira davalı ..., ... ... ve ...'un murisin kendinden önce ölen amcası ...'nin evlat edindiği kişiler olup murisin mirasçıları olmalarına yasal olarak olanak bulunmadığını, bu nedenlerle Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.12.2018 tarih ve 2018/2148 Esas, 2018/2245 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; muris ...'un mirasçısı olmasına rağmen Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1371 Esas ve 2018/148 Karar sayılı dosyasında mirasçı olarak gösterilmediğini, bu nedenle işbu veraset ilâmının iptali ile yeni bir veraset ilâmı düzenlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; murisin yasal mirasçısı olduğunu, dava konusu veraset ilâmının doğru olduğunu, davacılar tarafından alınan ilk mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, öte yandan iptali istenen mirasçılık belgesinde kendisi haricinde evlatlık görülenlerin evlatlık durumunun da araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1371 Esas ve 2018/148 Karar sayılı muris ...'a ilişkin veraset ilâmının hatalı olduğu, Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/2148 Esas ve 2018/2245 Karar sayılı veraset ilâmının doğru ve geçerli olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden açılan davanın reddine, birleştirilen dava yönünden açılan davanın kabulü ile Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1371 Esas ve 2018/148 Karar sayılı veraset ilâmının iptali ile gerçek pay durumunu yansıtan Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/2148 Esas ve 2018/2245 Karar sayılı veraset ilâmının geçerli olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar ... vd. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin dul ve çocuksuz öldüğünü, ikinci zümre mirasçılarının da muristen önce öldüğünü, onların alt soyu olan kardeşlerin de muristen önce ve çocuksuz öldüğünü, mirasın büyükana-büyükbaba zümresine geçtiğini, bu kişilerin de muristen önce öldüğünü, kök murisin babası ...'in ana-baba bir kardeşi ... ... ...’un 22.01.1981 tarihinde evli ve çocuklu öldüğünü, ... ... ...'un çocukları olan davalılar ..., ... ... ve ...’un evlatlık olduğunu, evlatlıklar yönünden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 500. maddesi uyarınca evlat edinenin kök muristen önce ölümü ile evlatlık sözleşmesinin kendiliğinden son bulduğunu, evlatlık ve altsoyunun yasal mirasçılığının sınırlı olup, bunların sadece evlat edinene yasal mirasçı olacağını, evlat edinenin hısımlarına yasal mirasçı olamayacaklarını, dolayısı ile evlatlık ve altsoyunun kendilerinden önce ölmüş olan evlat edinenin yerine geçip (halefiyet ilkesinden yararlanarak) onun hısımlarından miras almalarının söz konusu olmadığını, eldeki davada kök murisin baba tarafında miras payı alabilecek kimse bulunmadığından mirasın tamamının annesi ...'nin tarafına geçeceğini, bu nedenle Mahkemenin iptal ve pay dağılımına dair kararının hatalı olduğunu belirterek asıl davada istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava yönünden davanın kabulü ile Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.12.2018 tarih ve 2018/2148 Esas, 2245 Karar sayılı mirasçılık belgesi kararının iptaline, birleştirilen davadaki istem yönünden; Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/137 Esas ve 2018/148 Karar sayılı mirasçılık kararı ve pay dağılımı yerinde olmakla iptali istemi ile açılan davanın reddine, kök murisin terekesi 8 pay kabul edilerek davacılara pay dağılımının yapılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ancak düzeltilmesi gereken hususlar bulunduğunu,
b. Hükümde mahkeme numarasının yanlış yazıldığını, 9 olması gerekirken 3. Sulh Hukuk olarak gösterildiğini,
c. Davacı ...’ın T.C. kimlik numarasının hatalı yazıldığını,
d. Asıl ve birleştirilen davalarda 15.12.2023 tarihinde karar verildiği hâlde 17.900,00 TL vekâlet ücreti yerine 10.700,00 TL vekâlet ücretine hükmedildiğini, bu hususların hatalı olduğunu belirterek hükmün düzeltilerek onanmasını istemiştir.
2. Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... mirasçısı ... ve asıl davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkilinin murisin yasal mirasçısı olduğunu, murisin dul ve çocuksuz ölümü üzerine mirasın anne ve babaya geçtiğini, onların da muristen önce ölümü ile büyükana-büyükbaba zümresine geçtiğini, müvekkilinin murisin amcasının evlatlığı olduğunu,
b. Asıl dava davacılarının sunduğu mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu, tek evlat edinenin de ... ... olduğunu,
c. Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi gibi hüküm kurulması suretiyle bozulması gerektiğini, evlat edinilen davalıların murisin baba tarafından tek mirasçısı olan ... ... ...’ün mirasçıları olduklarından murisin de mirasçısı olduklarını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda mirasçılık belgelerinin iptali istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı mirasçısı ... ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Asıl davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; somut olayda, asıl davada Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.12.2018 tarih ve 2018/2148 Esas, 2018/2245 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali, birleştirilen davada ise Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.02.2018 tarihli ve 2017/1371 Esas, 2018/148 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali istenmiş, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm her ne kadar isabetli olsa da asıl davada iptaline karar verilen mirasçılık belgesini düzenleyen mahkeme bilgisinin hükümde yanlış gösterilmesi, mirasçılardan ...’ın T.C. kimlik numarasının hatalı yazılması ve yeniden hüküm tesis edilirken davacılar lehine hükmedilen vekâlet ücreti hesabında güncellenmiş tarifenin dikkate alınmaması doğru değildir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... mirasçısı ... ve asıl davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Asıl davada davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava yönünden hüküm fıkrasının ikinci paragrafındaki “3” ibaresi çıkarılarak yerine “9” ibaresinin yazılmasına, dördüncü paragrafındaki “10.700” ibaresi çıkarılarak yerine “17.900,00” ibaresinin yazılmasına, birleştirilen davadaki istem yönünden hüküm fıkrasının pay dağılımı gösteren bölümündeki ...’a ait T.C. kimlik numarası bilgisinin “44688” olan son beş hanesi çıkarılarak yerine “64688” ibaresinin yazılmasına, dördüncü paragrafındaki “10.700” ibaresi çıkarılarak yerine “17.900,00” ibaresinin yazılmasına, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.