MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/605 E., 2024/697 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/168 E., 2024/18 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1888 ada 21 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan F Blok 8 numaralı bağımsız bölümü 28.12.2021 tarihinde satın aldığını, müvekkilinin satın aldığı günden beri davalının dairede oturduğunu, defalarca sözlü olarak uyarılarına rağmen dava konusu daireyi tahliye etmediğini, davalıya Kartal 10. Noterliği aracılığı ile 24.01.2023 tarih ve 2196 yevmiye numaralı ihtarname tebliğ edildiğini belirterek dava konusu taşınmaza davalı tarafından yapılan haksız el atmanın önlenmesini ve taşınmazın boş olarak teslimini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
2. Davalı beyan dilekçesinde; dava konusu taşınmazla ilgili önceki malik ... ile arasında kira ilişkisi bulunduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu 1888 ada 21 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan F Blok 8 numaralı bağımsız bölümün 28.12.2021 tarihinden itibaren davacı adına kayıtlı olduğu, davalının satın alma tarihinden beri taşınmazda ikamet ettiği, davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, daha sonra sunduğu beyan dilekçelerinde ise dava konusu taşınmazın davacıdan önceki maliki ... ile arasında kira ilişkisi olduğunu beyan etmiş ise de süresinde davaya cevap verilmediğinden bu savunmasına itibar edilmediği, bu nedenle davalının taşınmazı haksız işgal ettiğinin mahkemece kabul edildiği ve dava konusu taşınmazın dava açıldıktan sonra tahliye edildiğinden davanın konusuz kaldığı, davalı dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği’’ gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava tarihi itibariyle davacının dava konusu taşınmazda malik olduğu, davalının süresinde cevap dilekçesi ibraz etmediği, davalının taşınmazda haksız işgalci olmadığının ispat yükü altında olduğu, her ne kadar davalı tarafça istinaf dilekçesine ekli olarak taşınmazın bir önceki maliği ... ile düzenlediği kira sözleşmesini sunsa da, yeni bir vakıa olduğu, söz konusu sözleşmenin tarafının davacı olmadığı, davacının davalıya taşınmazı tahliye etmesi konusunda Kartal 10. Noterliği’nin 24.01.2023 tarihli ihtarnamesini tebliğ ettiği, davacının davayı açmakta haklı nedeni bulunduğu, ön inceleme duruşmasının 19.09.2023 tarihinde yapıldığı, dava konusu taşınmaza ilişkin anahtarların ise davalı tarafça 16.11.2023 tarihinde teslim edilmek suretiyle el atmanın önlenmesine yönelik davanın konusuz kaldığı, HMK 331 ve AAÜT'nin 6.maddesi gereğince davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına yönelik verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Müvekkili ile eski malik ... arasında kira söz bulunduğunu,
b.Davalının zor durumda kalması için eldeki davanın açıldığını beyan etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin men'i ve tahliye istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.