MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/759 E., 2024/484 K.
ASIL DAVADA
BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/281 E., 2022/738 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı arsa sahipleri ile müvekkili arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin inşaatı tamamlamasına rağmen, sözleşmelerde müvekkiline verilmesi kararlaştırılan dava konusu 82 ada 296 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı bir kısım bağımsız bölümün ve 82 ada 297 parsel sayılı taşınmazın tapusunun müvekkiline devredilmediğini belirterek, olağanüstü zamanaşımı nedeniyle müvekkiline devri gereken ve davalılar adına kayıtlı olan taşınmazların müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
2.Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arsa sahipleri arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği müvekkiline verilmesi gereken 82 ada 296 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümlerin davalılar ... ve ... tarafından muvazaalı olarak davalı ...'ya devredildiğini ileri sürerek, olağanüstü zamanaşımı ve muvazaa nedenlerine dayalı olarak davaya konu bağımsız bölümlerin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Bir kısım davalı vekilleri cevap dilekçelerinde; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713. maddesinde öngörülen koşulların somut olayda oluşmadığını, davacının taşınmazlarda zilyet olmadığını, davacının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin gereklerini yerine getirmediğini, kendisine verilen vekaletnameyi kötüye kullandığını, aynı konuda açılan başka bir davanın reddedildiğini beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
2.Bir kısım davalı vekilleri ise cevap dilekçelerinde; müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkillerinin iyi niyetli 3. kişi olduklarını, tapuya güvenerek taşınmazları satın aldıklarını, davacının davasının koşullarının oluşmadığını ifade ederek davanın reddini istemişlerdir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına dayalı tescil isteme koşullarının somut olayda oluşmadığı, birleştirilen davada davalılar ... ve ... yönünden derdestlik söz konusu olduğu, adı geçen davalılar yönünden birleştirilen davada davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, birleştirilen davada davalı ... yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen davada davalılar ... ve ... yönünden davanın usulden reddine davalı ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve davacının zilyetlikle tescil hakkı bulunmadığından muvazaa iddiasında da bulunamayacağı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; olağanüstü zamanaşımı nedeniyle tapu iptali ve tescil talebinin yasal olduğunu, derdestliğe ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, asıl ve birleştirilen davanın konusunun farklı olduğunu, dava değerinin hatalı belirlendiğini ve yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığını, maddi ve manevi haklarının saklı tutulmasına rağmen bu konuda karar verilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.