MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/599 E., 2024/762 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/227 E., 2023/278 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 199 ada 2 parsel sayılı taşınmazın taraflara babalarından kaldığını, babalarının sağlığında dava konusu evi yapmak için ilgili kişilerle anlaştığını, ancak zamansız ölümü sebebiyle yapamadığını, müvekkilinin ise babasının başladığı işi bitirdiğini ve tüm evi kendi başına yaptığını, inşaat borçlarının tamamını ise kendi imkanları ile ödediğini ileri sürerek, 199 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın müvekkiline ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili yargılama aşamasındaki beyanlarında, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu olan muhdesatın bulunduğu 199 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bilirkişi raporunda belirtilen A harfli mesken öncesinde herhangi bir yapı bulunmadığı, muris ve davacının dava konusu muhdesatın yapımına birlikte başladığı, ancak murisin ölmesi nedeniyle davacının 6-7 sene inşaatına devam ettiği, yapının 6 yıllık olduğuna dair bilirkişi raporunda da tespit bulunduğu, malzemelerin önceden alındığı ancak bütün ödemelerin davacı tarafından yapıldığı, murisin ölümünden sonra davacının burada tadilat sınırlarının çok ötesinde kendi emek ve masrafıyla temelden yeni bir ev inşa ettiği, yapılan işin taşınmazın daha iyi kullanılması için yapılmış bir bakım ve onarım değil bağımsız bir muhdesat meydana getirme niteliğinde olduğunun dosya kapsamıyla sabit olduğu, bilirkişi raporunda belirtilen A harfli meskenin öncesinde herhangi bir yapı bulunmadığı ve davacının muhdesatı temelinden inşa ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriği, toplanan deliller ve özellikle davacı tanıklarının davacının babası ve babaannesinden kalan miras geliri olduğunu belirtmesine göre dava konusu muhdesatın davacının kendi geliri ile meydana getirildiği ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinin doğru olma gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, tanık beyanları ile dava konusu muhdesatın malzeme bedelini müvekkilinin ödediğini, muhdesatı müvekkilinin kendi geliri ile yaptırdığının ispatlandığını, müvekkilinin dava konusu yer dışında kendisine ait tarlaları da bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Dosyanın incelenmesinde, davalı tarafın süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediği, delil listesi sunmadığı, davacı tarafın keşif ve tanık delillerine dayandığı, Mahkemece yapılan keşifte dava konusu edilen yapının yaklaşık 6 yaşında olduğunun belirlendiği, dinlenen davacı tanıklarının dava konusu yapıyı davacının kendi geliri ile meydana getirdiğini ifade ettikleri, bu hâli ile davanın davacı tarafından ispat edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmayıp, bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.