MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/143 E., 2024/196 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların miras bırakanı ...'ın paydaşı olduğu 418 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 117 metrekareye tekabül eden davalı Belediyeye ait payı 31.10.1985 tarihinde bedelini ödeyerek satın aldığını, daha sonra davacıların miras bırakanı ... ve diğer gerçek kişi adına kayıtlı toplam 292 metrekarelik kısım ve davalı Belediyeden satın alınmış olan 8 metrekarelik kısmın toplamı 300 metrekarelik kısma davacılar miras bırakanı ve diğer gerçek kişi paydaş tarafından bina inşaa edildiğini, ancak ... tarafından davalı Belediyeden satın alınan 117 metrekareye tekabül eden payın tapuda devrinin yapılmadığını ileri sürerek 117 metrekareye tekabül eden kısmın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras hisseleri oranında tesciline, olmadığı takdirde davaya konu payın bedelinin tespiti ile ifa imkansızlığının doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan makbuz suretlerinden satış bedeline ilişkin son taksidin 29.12.1989 tarihinde ödendiği ve zamanaşımının geçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İl Derece Mahkemesinin 17.02.2022 tarihli ve 2019/887 Esas, 2022/49 Karar sayılı kararı ile davacıların dava konusu taşınmazın devrine ilişkin ilgili ödemeleri yaptığı ve davasını ispat ettiği anlaşıldığından ve 24.06.1985 tarihli Çerkezköy Belediyesi Encümen Kararı ve 28.06.2021 tevdi tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kabulüne, 418 ada 1 parsel (979 ada 7 parsel) sayılı taşınmazın davalı ... Belediyesi Başkanlığı adına kayıtlı 117 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptaline, davacıların miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin 17.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.02.2023 tarihli ve 2023/195 Esas, 2023/946 Karar sayılı kararıyla; Çerkezköy ilçesi, ... ... ... Mahallesi 58 ada 3 parselden 132 metrekare, 58 ada 30 parselden 160 metrekare, 58/b den 117 metrekare olan parsellerle ... tarafından imar uygulaması yapılarak 418 ada 1 parsel sayılı taşınmazın oluşturulduğu, 418 ada 1 parselin 01.02.1994 yılında imar uygulaması görerek 979 ada 1 parselin oluştuğu, 160 metrekaresi ..., 132 metrekaresi ... adına tescil edildiği, 418 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 117 metrekare ... adına kayıtlı payın DOP kesintisi yapılarak 418 ada 2, 3, 4, 5 ve 6 parsellere şuyulandırıldığı, taşınmazda 31.05.2010 tarihinde 979 ada 1 parsel ve 979 ada 6 parselle birlikte yapılan tevhit işlemi sonucu 979 ada 7 parselin oluştuğu; mahkemece 979 ada 7 parselde Çerkezköy Belediyesi adına kayıtlı olduğu söylenen 117 metre kare kısmın iptaline dair hüküm kurulmuşsa da dosya kapsamında ve tapu kayıtlarında yapılan incelemede davalı Belediyenin dava konusu taşınmazda payının kalmadığı, o hâlde Mahkemece dava konusu taşınmazın ilk tesisinden itibaren, gerekirse bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak şuyulandırma cetvelleri gözetilerek davalı Belediyenin payının gittiği parselin tespitiyle mümkünse bu parselde iptal ve tescil hükmü kurulması; aksi halde davacıların tazminat talebi hususunda bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı sonrası alınan bilirkişi raporunda 418 ada 1 No.lu parselde Çerkezköy Belediyesi adına kayıtlı 117/409 paya karşı gelen 117 metrekarenin, kıymet takdirinin yapılarak satışa konu edildiği, bedelinin ödenmiş olduğu, bedeli ödenenlerin derhal tapu devrinin yapılması yönünde encümen kararı bulunmasına rağmen, taraflar arasında yıllarca devir işlemi yapılmadığı ve sonuçta bu parselinde dahil edildiği imar uygulaması sonucunda; 117 metrekarenin, 64 metrekaresinin imar planı gereğince DOP düzenleme ortaklık payı olarak kesildiği, 53 metrekaresinin ise 418 ada 2-3-4-5-6 No.lu parsellere muhtelif metrekare olarak gittiği, diğer toplam 292/409 payın kesintisiz olarak, sonuçta oluşan 979 ada 7 parsele gittiği ve bu parselde herhangi bir Belediye payı bulunmadığı, yapılan işlemlerin geri döndürülmesi ve tapu iptal ve tescil hükmü kurulmasının imkansız olduğu gerekçesiyle davanın tapu iptal ve tescil talebi yönünden reddine, tazminat talebi yönünden kabulüne, 10.000,00 TL'nin ifa imkansızlığının başladığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Taşınmazın hisse bedelinin ödendiğinin ispat edildiğini,
b.Davanın kısmi dava olduğu kabul edilerek, davanın açıldığı miktar ile davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın iktisap edildiği 1989 tarihinde satış bedelinin 877.500,00 TL olduğu bu meblağın davanın açıldığı 2015 tarihi itibarıyla ne kadarlık bir miktara denk geldiğinin bilinmemesi nedeniyle belirsiz alacak davası açılmış olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a.İdari yargının görevli olduğunu,
b.Davacının ödeme belgelerinin eksiksiz ve geçerli olup olmadığının ilgili yerlerden sorulup araştırılmadan karar verildiğini,
c.Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe:
Uyuşmazlık satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı tapu iptali ve tescil, ikinci kademe tazminat davası açmış olup yargılama sırasında görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda taşınmaz bedeli 234.000,00 TL olarak belirlendiği ve harcın tamamlandığı, davacı tarafça temyiz dilekçesinde talebin bedel ile sınırlandırıldığı ve hükmedilen bedele itiraz edildiği anlaşılmakla; bu durumda dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; "ifa imkansızlığının başladığı tarihten itibaren" ifadesi kullanılarak infaza elverişli olmayacak şekilde faiz yönünden hüküm kurulmuş olması hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.