MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/528 E., 2024/997 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/479 E., 2023/704 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Almanya'da yaşadığını, maliki olduğu eski 1154 ada 1 (yeni 1154 ada 3) parsel sayılı taşınmazının sahte kimlikle 14.02.2006 tarihinde dava dışı ... ...'e devredildiğini, adı geçenin de aynı taşınmazı 22.03.2006 tarihinde 1/3'er hisse ile davalılara satış suretiyle temlik ettiğini, bunun üzerine Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde tapu iptali ve tescil davası açıldığını, Mahkemenin 11.12.2014 tarih ve 2007/170 Esas ve 2014/681 Karar sayılı kararı ile davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verildiğini, ilgili kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onandığını ve tüm girişimlere rağmen davalıların taşınmazda fabrika binası yaparak kullanmaya devam ettiğini belirterek davalıların el atmasının önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiş olup yargılama aşamasında ecrimisil istemi yönünden tefrik kararı verilmiştir.
2. Davalılar-karşı davacılar vekili karşı dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın vekil edenleri tarafından 22.03.2006 tarihinde resmi şekilde satın alındığını, taşınmaz üzerine ruhsat alınarak fabrika inşa edildiğini, vekil edenlerin iyiniyetli olup ceza yargılamasında beraat ettiğini, karşı davalının inşaatın durdurulmasına yönelik talebinin tapu iptali ve tescil davasında reddedildiğini, yapı değerinin arsa değerinden fazla olduğunu ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 724. maddesinde öngörülen temliken tescil şartlarının sağlandığını belirterek bedel karşılığı dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına kayıt ve tesciline, bunun kabul edilmemesi halinde 4721 sayılı Kanun'un 723. maddesi gereğince (bina ve zorunlu/faydalı masraflara yönelik) tazminata karar verilmesini ve bedel ödeninceye kadar hapis hakkı tanınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar-karşı davacılar vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl davanın reddini savunmuştur.
2. Davacı-karşı davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; karşı davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
a. Dava konusu 1154 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacı-karşı davalıya ait olup bu hususun kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olduğu,
b. Davalılar-karşı davacıların niza konusu taşınmaz üzerine bina yapıp işyeri olarak kullanmak suretiyle el attıkları,
c. Davalılar-karşı davacıların iyiniyetli olmadıkları ve temliken tescil taleplerinin reddi gerektiği,
d. Davalılar-karşı davacıların iyiniyetli kabul edilmemesi sebebiyle 4721 sayılı Kanun'un 723/3 hükmü uyarınca 1.418.552,14 TL asgari levazım bedeline hak kazandıkları,
e. 4721 sayılı Kanun'un 994 ve 995. maddeleri gereğince iyiniyetli olmayan zilyedin hapis hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının el atmanın önlenmesi davasının kabulüne, davalılar-karşı davacılar vekilinin 4721 sayılı Kanun'un 724. maddesi gereğince temliken tescil talebinin reddine, tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile toplam 1.418.552,14 TL asgari levazım bedelinin davacı-karşı davalıdan tahsiline ve hapis hakkı istemlerin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar-karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar-karşı davacılar vekilinin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar-karşı davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Asıl dava yönünden; davanın açıldığı esnada haksız müdahalenin söz konusu olmadığını, taşınmazın 15.12.2021 tarihine kadar müvekkilleri adına kayıtlı bulunduğunu, el atmanın önlenmesi davasının usulden reddi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince gerekçenin tapu iptal ve tescil davasına dayandırdığını, mevcut davada vekil edenleri yönünden herhangi bir kötüniyet araştırması yapılmadan sonuca gidildiğini, el atmanın önlenmesi kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, satış işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını, bu nedenle kötüniyetten söz edilemeyeceğini, sahte işlemlerden dolayı müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, davalıların fabrikalarını kaybettiğini ve bu durumun vicdani bir durum teşkil ettiğini, kötüniyetin resen araştırılması gerektiğini, ceza yargılamasında müvekkillerinin berat ettiğini, vekil edenlerin kötüniyetli olduklarına ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığını ve ecrimesile yönelik tefrik kararının da hatalı olduğunu,
b. Karşı dava yönünden; dava konusu taşınmazın vekil edenleri tarafından 22.03.2006 tarihinde resmî şekilde satın alındığını, taşınmaz üzerine ruhsat alınarak tekstil fabrikası inşa edildiğini, vekil edenlerin iyiniyetli olup ceza yargılamasında beraat ettiğini, karşı davalının inşaatın durdurulmasına yönelik talebinin tapu iptali ve tescil davasında reddedildiğini, ceza davasında verilen kararın hukuk hakimini bağlamadığını ancak tespit edilen somut olayların hukuk hakimi için bağlayıcı olduğunu, müvekkillerinin kötüniyetli olduğuna yönelik tespitin kabul edilemeyeceğini, vekil edenleri lehine 4721 sayılı Kanun'un 724. maddesinde öngörülen temliken tescil şartlarının gerçekleştiğini, vekil edenlerin inşa süresince iyiniyetli olup yapı değerinin arsa değerinden fazla olduğunu, arazi bedelini ödemeye hazır olduklarını, iyiniyetin resen araştırılmadığını, (terditli) tazminat istemi hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, müvekkillerinin iyiniyetli olması nedeniyle asgari levazım bedeli üzerinden hüküm kurulamayacağını, kabul anlamına gelmemekle beraber asgari levazım bedeli hatalı tespit edildiği gibi mahkeme veznesine de depo ettirilmediğini, hapis hakkı taleplerinin hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, davacı-karşı davalıya çift vekalet ücreti verilemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi, karşı dava ise temliken tescil, ikinci kademede tazminat isteğine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar-karşı davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.