MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/2194 E., 2024/1816 K.
DAVACILAR : ... vd. vekili Av. ...
GAİP : ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/59E., 2023/285 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; murisleri ... ...'ın terekesine dahil olan 56 adet gayrimenkulün babaları ...'a kaldığını, babalarının 09.03.2007 tarihinden itibaren gaipliğine karar verildiğini ileri sürerek taşınmazlardaki babalarına ait hisselerin müvekkillerine payları oranında teminatsız olarak teslimine, teminatsız teslim taleplerinin kabul edilmemesi halinde terekeye dahil gayrimenkullerden bir veya birkaçının teminat olarak kabulü ile terekenin müvekkillere teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "gaip kişinin mahkeme dosyasına ıslak imzalı dilekçe sunarak yaşadığını bildirmesi durumunda hakkındaki gaiplik kararının mahkeme kararıyla ortadan kaldırılabileceği, gaiplik kararının kaldırılması neticesinde kişilik haklarına ve fiil ehliyetine yeniden sahip olabileceği, ortaya çıkan gaibin terekesinden ve paylaşımından bahsedilemeyeceği, aksi düşüncenin sağ olan kişinin terekesini paylaştırmak anlamına gelebileceği ve durumun hukuk devleti ilkesine aykırı olabileceği kanaatiyle davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
III. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/182 E., 2016/1069 K. sayılı dosyasına gaibin dilekçe verdiği ve yurt dışında yaşadığını belirterek gaipliğinin kaldırılması yönünde dava da açmış olduğu, İstanbul 42. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın usulden reddine karar verilmiş olduğu, bu kararın kesinleşmediği ancak, gaibin sağ olduğunun ortaya çıktığı, ailesi ile görüşmek istemediği, o halde TMK 585/1 uyarınca eldeki davanın konusuz kaldığı, gaiplik kararının kaldırılması davasının sonucunun beklenmesi gerekmediği, gaibin ortaya çıkması karşısında artık TMK 586/2 uyarınca gaibin miras payının devrinin düşünülemeyeceğinin anlaşılmasına göre mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik olmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; herhangi birinin çıkıp ben gaibim yahut gaibin yaşadığını biliyorum şeklindeki beyanının verilen ve kesinleşen gaiplik kararını ortadan kaldırmayacağını, bu iddiada bulunan kişilerin ister gaibin kendisi olduğunu iddia etsin isterse tanıdığını iddia etsin, gaipliğin kaldırılması davası açarak mahkeme önünde bu iddiasını ispat etmesi gerektiğini, gaiplik dosyasına sunulan ve gaibe ait olduğu iddia edilen nüfus cüzdanının, el yazısı ile oluşturulmuş eski tip bir evrak olup, sahteciliğe oldukça müsait olduğunu, yine dilekçedeki imzanın da kime ait olduğunun incelenmediğini, ayrıca dilekçede belirtilen ve gaibin 13 yıldır kaçak olarak yurt dışında olduğu, hiçbir yasal merciye başvuru yapmadığı, ailesinden kimseyle görüşmediği, yine ülkemize kaçak giriş yaptığı vb. sebeplerin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu
ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, TMK 586/2 maddesi gereği gaibe düşen miras payının davacı mirasçılara teslimi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.