MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/92 E., 2023/442 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 198 ada 3 parsel sayılı taşınmazı davacının 24.10.1993 tarihinde yapılan aleni müzayede ile davalı Köy Tüzel Kişiliğinden satın aldığını, bedelini ödediğini, ancak taşınmazın adına tescili için defalarca başvurmasına rağmen sonuç alamadığını ileri sürerek; tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; zamanaşımı ve hak düşürücü süreler ile görev yönünden davanın reddi gerektiğini, 24.10.1993 tarihli müzayedenin muhtarlık kayıtlarında bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.12.2014 tarihli 2011/3 Esas, 2024/561 Karar sayılı kararında davanın hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23.05.2019 tarihli ve 2016/9005 Esas, 2019/3310 Karar sayılı ilâmı ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmünün uygulama yerinin bulunmadığı, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 01.11.2021 tarihli ve 2022/4088 Esas, 2022/6964 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
3.Dairemizin 16.11.2022 tarihli ve 2022/4088 Esas, 2022/6964 Karar sayılı kararıyla “dava konusu edilen 198 ada 3 No.lu parsel dosyada mevcut tapu kaydına göre hâlen Denizli Büyükşehir Belediyesi adına tapuda kayıtlıdır. Tapu iptali ve tescil davasının kayıt malikine yöneltilmesi gerekmektedir. Kayıt malikine husumet yöneltilmeden yargılamaya devam olunması doğru değildir.
Kabule göre de; ............Köyü Muhtarlığınca 1993 yılına ait köy karar defterinin imha edildiği bildirilmişse de, köy karar defteri dosya kapsamında bulunmaktadır. Köy karar defterinde yer alan 10.12.1992 tarihli ve 17 No.lu kararda köye ait bir kısım taşınmazların ihtiyaç fazlası niteliği ile ihtiyaç sahiplerine satılacağı karar altına alınmış, bu satış kararı ........Kaymakamının 10.12.1992 tarihli kararı ile tasdik edilmiş, bu karara istinaden 24.10.1993 tarihli ve 16 No.lu karar ile yapılan ihalede dava konusu taşınmaz davacıya satılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda geçerli bir satış olduğu, satış bedelinin ödendiği de gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ... ve ... yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... Belediyesi yönünden davanın kabulü ile; dava konusu Denizli ili, ....... ilçesi, .......... Mahallesi 198 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki davalı ... Belediyesine ait tapu kaydının iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Belediyesi vekili, satış işlemi idare tarafından gerçekleştirilmediğini, idarenin Kanun gereği malik konumuna geçtiğini, asıl sorumlunun Köy Tüzel Kişiliği olduğunu, davanın açılmasına idarenin sebebiyet vermediğini, idare aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin bu nedenle kabul edilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın "...........Termal Turizm Merkezi'nin dışına çıkarıldığını" belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Belediyesi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı ... Belediyesi vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Taraf sıfatı (husumet ehliyeti), dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı, tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının, tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.
Taraf sıfatı, dava şartı değildir. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esası incelendikten sonra tespit edilebilir ve bu durumda dava ret veya kabul ile sonuçlanır. Diğer bir ifadeyle bir davada taraflardan birinin, aktif ya da pasif husumet ehliyetinin (davacı veya davalı sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık uyuşmazlığın esastan çözülmesine geçilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Taraf sıfatı, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece resen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur.
Somut olayda dava konusu edilen 198 ada 3 No.lu parsel dosyada mevcut tapu kaydına göre Denizli Büyükşehir Belediyesi adına tapuda kayıtlıdır. Tapu iptali ve tescil davasının kayıt malikine yöneltilmesi gerekmektedir. Mahkemece davalılar ... ve ... yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, davanın bu davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekiren yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de, bu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 hükmü gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir
V. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
(1) No.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Belediyesi vekili sair temyiz itirazlarının reddine,
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 1. fıkrasında yer alan “dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine, "davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine” cümlesinin yazılmasına, hükmün 1086 sayılı Kanun’un 438/7 hükmü gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.