MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3804 E., 2024/2378 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/348 E., 2024/133 K.
BİRLEŞTİRİLEN İSTANBUL ANADOLU 3. TÜKETİCİ MAHKEMESİ 2022/291 ESAS, 2022/425 KARAR SAYILI DOSYASI
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 392 ada 3 parselde kayıtlı, A2 Blok 16 No.lu bağımsız bölümün alım-satımı hususunda,........... 10. Noterliği’nin 30.09.2016 tarih ve 5682 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde konut satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, davacı müvekkilinin sözleşmeye göre edimlerini yerine getirdiğini ve 16 No.lu bağımsız bölümü teslim aldığını, ancak tapunun kendisine verilmediğini beyanla, davalı adına kayıtlı bulunan tapu kaydının iptali ile davacı müvekkili adına tesciline, talebin kabulünün mümkün olmaması halinde ise davaya konu satış vaadi sözleşmesindeki taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç bedelinin tespit edilerek davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; dava konusu 16 No.lu bağımsız bölümle ilgili satış vaadi sözleşmesi imzalanarak satışı yapıldıktan ve müvekkiline teslim edilmesinden sonra taşınmaza haciz ve ipotek şerhleri konulduğunu, 16 No.lu bağımsız bölümün tapu kaydı üzerinde davalılar lehine tesis edilmiş tüm takyidatların terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin tapuya şerh edilmediğini, bu nedenle tapu kaydına konulan haciz ve ipotek şerhlerinin hukuka uygun olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde davalılar ...Yapı İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş, Budak İzolasyon İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... lehine tesis edilen takyidatların yargılama sırasında kaldırıldığı tespit edilerek iş bu davalılar hakkında konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin kısmi feragat dilekçesi ile; davalılar, .........inş. A.Ş, Akbank Türk A.Ş, Şekerbank Türk A.Ş, ...........Bank A.Ş, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O yönünden davadan feragat ettiklerini bildirdiğinden iş bu davalılar hakkında da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesi gereğince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılarından ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, dosyaya vekâlet sunarak davayı takip ettiklerini, müvekkili yönünden karar verilmesine yer olmadığına yönelik hüküm kurulmasına rağmen lehlerine vekalet ücreti taktir edilmediğini beyanla, kararın vekalet ücreti yönünden bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; asıl davada satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak taşınmazın rayiç bedelinin tahsili, birleştirilen davada takyidatların terkini istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden davalı harçtan muaf olduğundan harç taktirine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.