MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1439 E., 2024/484 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gölköy Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/294 E., 2023/179 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asil tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı asil dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kendisine ait olduğunu, ancak kadastroda dava konusu taşınmazı üzerinde bulunan iki katlı ahşap yapının davalılar adına yazıldığını, kendisinin bunu sonradan öğrendiğini belirterek muhdesatın tespiti isteminde bulunmuştur.
2. Asli Müdahil ..., ... ve ... ayrı ayrı sundukları asli müdahil dilekçeleri ile; davacının anneleri olduğunu, açmış olduğu davaya konu 199 ada 5 parselde bulunan tarla vasıflı taşınmazda 1/4 hisse sahibi olması nedeniyle davacı yanında katılan müdahil olmak istediklerini, tarla vasfındaki taşınmazın üzerinde bulunan çok eski ve ahır ve samanlık olarak kullanılan ahşap yapının davalılar tarafından bilinmesine ve özellikle ... tarafından kullanılmasına rağmen buranın taraflarına ve tapuyu yer üzerinde olduğunu kabul etmediklerini, davacı yanında müdahil olarak davaya kabullerine karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ve asli müdahillerin dava konusu yapıyı yaptırdıklarına ilişkin bir iddiaları olmadığı, davalıların dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatta mülkiyet haklarının bulunduğu gerekçesiyle davacının ve asli müdahillerin ahşap yapının kaldırılması istemine yönelik davalarının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asil tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatı kendilerine ait olmasına rağmen kadastro sırasında davalılar adına yazıldığını öne sürerek Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra kadastro öncesi nedene dayalı olarak dava açmış olmasına göre mahkemece nihai olarak davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davacı asil; hak düşürücü süreden davanın reddinin kanuni dayanağının bulunmadığını, anayasa mahkemesi emsal kararlarına aykırı karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı muhdesat ile ilgili beyanlar hanesinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.