MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2012/57 E., 2023/77 K.
Mahkemece Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166/1 hükmünde; "...Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemedee birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar..." hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un geçici 3/1 hükmünde bölge adliye mahkemelerinin Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin ikinci fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 4 27... . madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Kanun'un 427. ve 444. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tâbi olup dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir.
Buna karşılık, 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı kanun yoluna gidilmesi hâlinde ise 6100 sayılı Kanun'un 341-360. maddelerindeki istinafa ilişkin hükümlerinin uygulanması için bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur.
Somut olayda, kadastral parselin ihyası istemli asıl ve birleştirilen bir kısım davada verilen karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 29.06.2011 tarihli ve 2011/4307 Esas, 2011/7733 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Bozma kararından sonra, yargılama sırasında aralarında hukuki ve fiili irtibat olduğu gerekçesiyle davacı tarafından davalı kayıt malikleri aleyhine Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/322 Esas sayılı dava açılmış ve eldeki dava ile birleştirilmiştir.
Mahkemece asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl davaya asli müdahale istemli davanın "İstinaf" kanun yoluna tâbi olmadığı açıktır. Ne var ki, birleştirilen Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/322 Esas sayılı dosyasında verilen ilk kararın tarihi 30.03.2023 olup bu dava ile ilgili daha önce Yargıtayın bir denetimi söz konusu olmadığından, anılan kararın ''İstinaf'' kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca, davaların birleşmekle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek ''İstinaf'' kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılan birleştirilen 2012/322 Esas sayılı dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi, sonucunda verilen kararın temyiz edilmesi hâlinde dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi (anılan dosya temyiz edilmese dâhi temyize tâbi olan asıl davanın gönderilmesi) için dosyanın Mahkemesine iadesi gerekmektedir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Birleştirilen Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/322 Esas sayılı dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesi ve birleştirilen dosyanın istinaf incelemesi yapıldıktan sonra asıl ve temyiz edilmesi hâlinde birleştirilen dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.