MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/63 E., 2022/23 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, komşu 1254 parsel sayılı taşınmazın maliki davalı ...'ın davacılara ait 1253 parsel sayılı taşınmaza üzerinde ev yapmak suretiyle müdahale ettiğini, atık sularını da davacıların evinin temeline dökerek zarar verdiğini, yine davacılara ait 1255 parsele de duvar çektiğini, tuvalet, samanlık ve yemlik yaptığını, hayvanlarının pisliğini döktüğünü ileri sürerek, el atmanın önlenmesini, yapılan yapıların yıkılmasını ve 500,00 TL ecrimisil bedelinin ödenmesini talep etmiştir.
Davacılar vekilinin dava konusu taşınmazlar için aynı talepler ile ..., ... ve ... mirasçılarına karşı 30.03.2010 tarihinde açmış olduğu 2010/18 Esas sayılı dava eldeki dava ile birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... vekili, dava konusu yerlerden sadece tuvaletin davalıya ait olduğunu, diğer ev ve samanlık diye belirtilen yerlerin davalının ölen kardeşlerine ait olduğunu, zemin kayması nedeniyle kadastro çalışmalarında yanlışlıklar yapıldığını, davalının iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.10.2014 tarihli ve 2009/33 Esas, 2014/60 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından davacılara ait taşınmazlara el atmanın önlenmesine, davacılara ait 1253 ve 1255 No.lu parsellerde bulunan krokide (C) ve (D) harfleriyle gösterilen kısımlar ile tuvaletin kâl'ine, (A) ve (B) ile gösterilen kısımlara ise hakkaniyete uygun düşmeyeceğinden kâl kararı verilmesine yer olmadığına, ecrimisil yönünden davanın kısmen kabulü ile 149,55 TL ecrimisilin davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kararın süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, "(A) harfi ile gösterilen 51,28 m² bölüm ile (B) harfi ile gösterilen 36,40 m² bölümün davacıların maliki bulunduğu 1253 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunduğu anlaşıldığından bu yerler için de kâl talebinin kabulü gerektiği, ayrıca davalıların davacıya 149,55 TL ecrimisil ödemesine karar verilmiş olmasına göre, davalılar lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığı, AAÜT 12/2. maddesine göre hükmedilen vekalet ücretinin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği, reddedilen miktarın 350,45 TL olduğunun dikkate alınması gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile el atmanın önlenmesi, ecrimisil, (D) ve (C) harfi ile gösterilen bölümler ve tuvaletin kâl'ine ilişkin hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacılara ait 1253 No.lu parselde bulunan, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 51,28 m² ve (B) harfi ile gösterilen 36,40 m² yapıların raporda belirttiği şekilde kâl'ine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde, dava konusu yerlerde yalnızca tuvaletin müvekkiline ait olduğunu, pafta ile zemin uyuşmazlığı nedeniyle bölgede Kadastro Kanunu'nun 22-a maddesi gereği uygulama yapılacağını, bu uygulamanın beklenmesi gerektiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kâl istemine ilişkindir.
Hükmün hangi hususları kapsayacağı HMK'nın 297. maddesinde belirtilmiştir. Ayrıca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir.
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir.
Mahkemece bozma kararına uyularak bilirkişi raporunda A ve B harfleri ile gösterilen bölümler hakkında verilen kâl kararı doğru olmakla birlikte, yukarıda belirtilen husus gözetilmeden yazılı şekilde “2009/33 E., 2014/60 K. sayılı ilamın müdahalenin meni, ecrimisil ve davacılara ait 1253 ve 1255 No.lu parsellerde bulunan D harfi ile gösterilen bölüm, C harfi ile gösterilen bölüm ve tuvaletin kal'ine ilişkin konuları Yargıtay tarafından onandığı anlaşıldığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi doğru görülmemiş, HMK'nın 297. maddesine uygun olacak şekilde infaza uygun bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı Kanunun 440. maddesinin 3. fıkrasının 1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.