MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/351 E., 2024/1197 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, asıl ve birleştirilen dosyalardaki dava dilekçelerinde; toplam 12 parça taşınmaz üzerindeki ortaklığın, öncelikle aynen taksim, mümkün değilse satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazların tüm mirasçılar arasında rızaen taksim edildiğini, satılması durumunda mağduriyet oluşacağını, rızai taksime göre taşınmazların paylaştırılması gerektiğini belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20.01.2016 tarih ve 2015/121 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin III Nolu başlıkta belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 14.02.2017 tarih ve 2016/7966 Esas, 2017/985 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazlar maliki ... .... 10.02.1980 tarihinde öldüğü, mirasçılarını gösteren ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.01.2011 tarihli ve 2011/55 Esas, 2011/47 Karar sayılı veraset ilâmı ile 14.07.2011 tarihli ve 2011/570 Esas, 2011/593 Karar sayılı veraset ilâmlarının çelişkili olduğu, murisin oğlu ...'ın mirasçı olduğu hâlde 11.01.2011 tarihli veraset ilâmında gösterilmediği, dava konusu taşınmazların maliki ... ....az'ın mirasçılık belgeleri arasındaki çelişkinin giderilmesi için ilgilisine süre verilerek veraset belgesinin iptali için hasımlı dava açılması, bu dava sonucunda alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçıları davaya dâhil edilmesi suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek taraf teşkili sağlanmadan davanın esasının karara bağlanmasının doğru olmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 20.12.2017 tarihli ve 2017/2 12... /821 Karar sayılı kararı ile; ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.01.2011 tarihli ve 2011/55 Esas, 2011/47 Karar sayılı veraset ilâmında eksik mirasçı gösterildiği, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.07.2014 tarihli ve 2011/570 Esas, 2011/593 Karar sayılı veraset ilâmı ve bozmadan sonra güncel alınan Hendek Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2015/468 Esas, 2015/479 Karar sayılı veraset ilâmı ile sabit olduğu, Hendek Sulh Hukuk Mahkemesinin veraset ilâmına göre dava açılırken eksik gösterilmiş olan mirasçılar davaya dâhil edildiğinden önceki gerekçe tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiş, direnme kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Hukuk Genel Kurulunca Verilen Bozma Kararı
Hukuk Genel Kurulunun 09.05.2018 tarih ve 2018/14-451 Esas, 2018/1002 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece usulüne uygun bir direnme gerekçesi ve kısa kararda teknik anlamda bir direnme kararı bulunmadığından direnme kararının bozulmasına, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen karar ile; asıl ve birleştirilen davaların kabulü ile; 468, 470, 474, 494, 614, 666, 773, 903, 1138, 1485, 6 48... parsel sayılı taşınmazların ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava dosyası ile birleştirilen 2011/1070 Esas sayılı dosyada taraf sıfatı bulunmayan ..., ..., ... ve ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
2. Dava konusu taşınmazlara ilişkin muris ... Balcı mirasçıları arasında bilirkişi tarafından bir inceleme yapılmaksızın yalnızca tarafların beyanları ve talepleri doğrultusunda oranlama yapılmak suretiyle paylaşım yoluna gidilmesinin de yanlış olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre dava ve birleştirilen davalar; ortaklığın giderilmesi istemlerine ilişkindir.
2. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre bir kısım davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
3. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. maddesi gereğince, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, Mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.
4. Dosyanın incelenmesinde; Mahkemece hükümde atıf yapılan mirasçılık belgesinin sehven hatalı yazıldığı gerekçesiyle hükmün "A" paragrafının "1" numaralı fıkrasının a,b,c,d,e,f,g numaralı bentlerinde yer alan "Hendek Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/528 Esas ve 2015/560 Karar" sayılı mirasçılık belgesi yerine, geçerli mirasçılık belgesi olan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/518 Esas ve 2022/147 Karar sayılı ilâmı kastedilerek tashihine karar verildiği, ancak tashih edilen hükümde de bu defa hangi mirasçılık belgesine atıf yapıldığı açık ve net olarak belirtilmeden, "dosyada mevcut muris ... ...’a ait veraset ilam" şeklinde yazılmasıyla yetinildiği, böylece tashih şerhi ile hangi mirasçılık belgesine atıf yapıldığı hususunda tereddüt oluştuğu anlaşılmaktadır. Mahkemece tashih şerhinde, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/518 Esas ve 2022/147 Karar sayılı ilâmına göre miras paylarının belirleneceğinin açıkça gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de; belirtilen husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. hükmü gereğince hüküm sonucunda yer alan tashih şerhinin aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda V. B. (2.) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
V.B. (3.) ve (4.) bentleri uyarınca hüküm sonucunda yer alan tashih şerhinin "A" paragrafının "1" numaralı fıkrasının a, b, c, d, e, f, g numaralı bentlerinde yer alan "muris ... Akmaz’a ait" kelimelerinden sonra gelmek üzere "... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/518 Esas, 2022/147 Karar sayılı" ibarelerinin yazılmasına, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı Kanun'un 440. maddesinin 3. fıkrasının ikinci bendi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
27.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.