MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/234 E., 2025/423 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ....... 07.05.2021 tarihinde vefat ettiğini, sağlığında ... 35. Noterliğinde 15.12.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetname düzenlediğini, ... 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/467 Esas ve 2021/878 Karar sayılı ilâmı ile 07.10.2022 tarihinde açılıp okunan vasiyetnamenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, vasiyetnamedeki tanıklardan ......... murisin torunu olup aynı zamanda vasiyetnameyle kendisine kazandırma yapılan kişi olduğunu, anılan şekilde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 536/1 hükmünde yer alan "mutlak katılma yasağının" ihlal edilmiş olmasının tüm vasiyetnameyi hükümsüz kıldığını, ayrıca vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte vasiyete konu taşınmazlarda murisin henüz malik sıfatının da bulunmadığını ileri sürerek öncelikle vasiyetnamenin iptali, mümkün olmadığı takdirde davacının saklı payı oranında tenkis kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin iptali sebeplerinin oluşmadığını, vasiyetnamenin 07.10.2021 tarihinde açılıp okunduğunu, itiraz süresi bir yıl olup davacı tarafın süresinde itirazda bulunmadığını, davacı iyi niyetli olmayıp vasiyetnamedeki tanıkların 4721 sayılı Kanun'un 536. maddesi uyarınca yasaklılık hâllerinin bulunmadığını, diğer mirasçılara vasiyet edilen yerlerin davacı lehine tenkis edilmesinin söz konusu olmadığını, vasiyetnamenin tenfiz edilerek vasiyetname doğrultusunda kayıt ve tescil yapıldığını, davacının davayı açmakta hukuki yararının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli ve 2022/376 Esas, 2023/136 Karar sayılı kararıyla vasiyetnamenin davacıya 05.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, vasiyetnamenin içeriğinden bu tarihte haberdar olduğu, duruşmada alınan beyanı ile de davacının bu durumu teyit ettiği, davanın 06.10.2022 tarihinde açılmakla 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 22.05.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; somut olayda, ... 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/467 Esas ve 2021/878 Karar sayılı kararı ile vasiyetnamenin açılıp okunduğunun tespitine karar verildiği ve kararın 30.11.2021 tarihinde kesinleştiği, vasiyetnamenin iptaline ilişkin işbu davanın açıldığı tarihte (06.10.2022) vasiyetnamenin okunma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı, bir yıllık hak düşürücü sürenin "vasiyetnamenin açılıp okunması" kararının kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlayacağı göz önünde bulundurulup işin esasına girilerek, yapılacak inceleme neticesinde oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 559. maddesine göre iptal davası açma hakkının, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşeceği, hükümsüzlüğün, def"i yoluyla her zaman ileri sürülebileceği, 571. maddesine göre, tenkis davası açma hakkının, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşeceği, bir tasarrufun iptali bir öncekinin yürürlüğe girmesini sağlarsa, süreler iptal kararının kesinleşmesi tarihinde işlemeye başlayacağı, tenkis iddiasının, def'i yoluyla her zaman ileri sürülebileceği, Sulh Hukuk Mahkemesi dosyası içeriğine göre vasiyetnamenin davacıya 05.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, vasiyetnamenin içeriğinden bu tarihte haberdar olduğu, tebliğ tarihinde vasiyetname içeriğinden haberdar olduğunu ve kabul etmediğini duruşmada alınan beyanı ile de teyit ettiği ve davanın 06.10.2022 tarihinde açılıp 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin iptali davasına ilişkin sürenin vasiyetname aslının görülmesi ve davacının iptal sebebini, tasarrufu ve hak sahibi olduğunu öğrenmesinden itibaren başlayacağını, davacının iptal sebebini vasiyetnameye konu taşınmazın sorgusunu yaptırmak üzere tapu müdürlüğüne gittiğinde öğrendiğini, sürenin başlangıcı bakımından vasiyetnamenin tebliği tarihinin esas alınması hatalı olup Yargıtay içtihatlarına göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin vasiyetnamenin açılıp okunması kararının kesinleşmesinden itibaren başlayacağını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemine ilişkindir.
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Vasiyetnamenin iptali ve tenkis davalarında 4721 sayılı Kanun'un 559. maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin iptal davalarında; davacının vasiyetnameyi, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren, tenkis davalarında ise saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten başlayacağı, somut olayda vasiyetnamenin davacıya 05.08.2021’de tebliğ edildiği, davacının 06.10.2021 tarihli celsede vasiyetnameden tebliğ ile haberdar olduğunu kabul etmediğini beyan ettiği anlaşılmakla hak düşürücü sürenin dolduğu, 6100 sayılı Kanun'un 373/5. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı vermesinde isabetsizlik görülmediğinden, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmayarak direnme kararı yerinde görülmüş ve hükmün onanması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 ve 373/5 hükümleri uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.