MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/70 E., 2025/265 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ...'a ait ... Noterliğinde düzenlenen 03.02.2009 tarihli ve 0308 yevmiye sayılı vasiyetnamenin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/271 Esas, 333 Karar sayılı dosyası ile 16.12.2011 tarihinde açılıp okunduğunu, vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olmadığını, vasiyetnameyi düzenlediği esnada murisin fiil ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek, vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ile hak düşürücü süre itirazıyla beraber davacının vasiyetnamenin iptaline yönelik iddialarının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2023 tarihli kararıyla davanın kabulüne ... Noterliğinin 03.02.2009 tarihli ve 0308 yevmiye sayılı vasiyetnamesinin davacı yönünden iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 15.05.2024 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairemizin 26.02.2025 tarihli kararı ile "Mahkemece vasiyetnamenin açılmasına ilişkin gerekçeli kararın tebliğ tarihi olan 27.11.2019 tarihinde hak düşürücü sürenin başladığı, davanın 24.12.2019 tarihinde açıldığı, bu nedenle hak düşürücü sürenin geçmediği kabul edilmiş ise de vasiyetnamenin açılması dosyasının ilk duruşması olan 28.10.2011 tarihinde davacı ...'un hazır bulunduğu ve vasiyetnamenin duruşmada okunduğu, davacının vasiyetnameyi öğrendiği, öğrenme tarihinden dava tarihine kadar Türk Medeni Kanunu'nun 559. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre dolmuş olduğundan davanın bu sebeple reddi gerektiği" belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın Türk Medeni Kanunu 559. maddesi uyarınca hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile bozma kararında vasiyetnamenin duruşmada okunmasının tebliğ olarak değerlendirildiğini, oysa kanunda vasiyetnamenin okunması ve vasiyetnamenin tebliği hususlarının iki ayrı maddede düzenlendiğini, tebliğe ilişkin maddede vasiyetnamenin onaylı bir örneğinin mirasta hak sahiplerine hakim tarafından tebliğ edileceğinin belirtildiğini, vasiyetnamenin okunması sırasında hatalar olabileceğini, vasiyetnamenin duruşmada doğru bir şekilde okunduğuna dair bir veri olmadığını, müvekkilinin vasiyetnamenin açılıp okunduğu duruşmaya katıldığını ancak duruşmada yada öncesinde vasiyetnamenin bir örneğinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, hak düşürücü sürenin başlangıcı için vasiyetnamenin tebliği gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine,
23.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.