MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2026/42 E., 2026/145 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 40. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/223 E., 2025/367 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; daha önce okunarak kesinleşmiş olan ..... Noterliğinin 31.01.1992 tarih ve ... yevmiye sayılı vasiyetnamede müvekkili lehine İstanbul ili, .... ilçesi, ..., Sokak, 6 38... parsel, 2 numaralı bağımsız bölümün vasiyet edildiğini, dava konusu vasiyetnamenin tenfizi ile dava konusu taşınmazın müvekkili adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu vasiyetnamenin tenfizine ilişkin talebin, İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesince yeni delil ortaya çıkması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi talebi ile kabul edilerek davaya konu vasiyetnamenin tenfizine karar verildiğinden eldeki davanın konusuz kaldığı, davacının, davanın açılmasına davalının kusurlu eylemi ile sebebiyet vermediği, sonradan ortaya çıkan durumun davalının eylemine dayanmadığından davacı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığı ve masrafların davacı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekâlet ücretine ilişkin olarak kararı istinaf ettiği, davanın açıldığı tarih itibarıyla henüz yargılamanın iadesi talepli davanın açılmadığı, dolayısıyla tenfiz edilmiş bir vasiyetname bulunmadığı değerlendirildiğinde davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.