MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/241 E., 2025/391 K.
ASIL VE BİRLEŞTERİLEN DAVADA
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak verilen karar birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı ... vekili; 29.08.2014 günü ölen muris ...’ın el yazısı ile 15.07.2014 tarihinde düzenlediği iddia edilen vasiyetnamenin geçersiz olduğunu, vasiyetname tanzim tarihinde murisin bilincinin yerinde olmadığını, kendi el yazısıyla vasiyetname yazacak durumda olmadığını ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
2. Davacılar ... ile ... vekili birleştirilen davada; vasiyetnamedeki el yazısının murise ait olduğu konusunda tereddütleri olduğunu, murisin işlem tarihinde ehliyetsiz olduğunu belirterek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; el yazısı ile düzenlenen vasiyetnamenin tanzim tarihinde murisin fiil ehliyetinin bulunduğunu, davacı ile murisin uzun süredir görüşmediğini belirterek asıl ve birleştirilen davaların reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilk kararında; murisin vasiyetnamenin yazıldığı tarihte bilincinin yerinde olduğu ve vasiyetnamenin murisin eli ürünü olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesince 09.09.2021 tarihli kararında; ATK raporlarında vasiyetnamenin murisin eli ürünü olduğu ve düzenleme tarihinde murisin fiil ehliyetinin bulunduğu belirtildiğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Dairemizin 06.07.2023 tarihli ve 2023/2441 Esas, 2023/3672 Karar sayılı ilamında özetle; asıl ve birleştirilen davada davacılar, itiraz konusu 15.07.2014 tarihli el yazılı vasiyetnamenin murisin eli ürünü olup olmadığının tespiti gerektiğini belirttiğinden Mahkemece, murise ait imza ve yazı örneklerinin ilgili kurumlardan temin edilmesi suretiyle araştırılması ve sonucuna göre hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile salt imza incelemesini içerir Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinin 14.12.2017 tarihli raporu hükme esas alınarak vasiyetnamenin murisin el ürünü olduğu sonucuna varılmasının doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, yazı örnekleri ile aslı dosyaya sunulan 15.07.2014 tarihli vasiyetnamedeki yazıların ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, imza incelemesine ilişkin 14.12.2017 tarihli ATK Fizik İhtisas Dairesinin raporunda imzanın kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, yine bozma öncesi alınan 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu ile murisin vasiyet tarihi itibariyle hukuki ehliyetinin ve bilincinin yerinde olduğunun tespit edildiği, asıl ve birleştirilen davaya konu vasiyetnamenin geçersizliğine dayanak olarak gösterilen hususların mevcut olmadığı, vasiyetnamenin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Birleştirilen davada davacılar vekili; dava konusu vasiyetnamede sadece "..." yazısı ile ...'ın mukayese yazıları arasında uygunluk ve benzerlikler saptandığını, el yazısının ve imzanın mirasbırakana aitliğinin en ufak şüpheye dahi mahal doğurmayarak derecede kesin olarak saptanması gerektiğini, vasiyetnamedeki diğer yazıların ve imzanın ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğini, ispat yükünün davalıda olduğunu, murisin ehliyetsiz olduğu bir dönemde yapıldığını, tanık beyanları ile bunun doğrulandığını, davanın kabulü gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava ve birleştirilen dava, vasiyetnamenin iptali istemlerine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Birleştirilen davada davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
El yazılı vasiyetnamede yer alan yazıların murise ait olduğunun ispatlanamadığı ve bu husus daha önce bozma konusu yapıldığı halde davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru olmadığından sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyoruz.