MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2010/913 E., 2013/886 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar mirasçılardan ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların birlikte maliki oldukları 41 adet taşınmazdaki ortaklığın öncelikle aynen taksim, mümkün olmadığı takdirde satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 39 adet taşınmaz yönünden davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, 2 taşınmaz yönünden ise tapusuz oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılardan ... mirasçısı ... temyiz dilekçesinde; hükmü yalnızca 1 30... parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz ettiğini, bahsi geçen taşınmazda 3 katlı bina inşa ettiğini, mahkemece yapılan keşif esnasında bu binanın kendisine ait olduğunu davacı tarafın da kabul ettiğini, ancak yargılama sırasında babası hayatta olduğundan tapu hissedarı olmadığını, devam eden süreçte ise babası öldüğünden mirasçı sıfatı ile paydaş olmasına rağmen kendisine muhdesata ilişkin tespit davası açma imkanı tanınmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Muhdesatın kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK'nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Somut olayda; davacı taraf 41 adet taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi talebinde bulunmuş, mahkemece verilen kabul kararı yalnızca 1 30... parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz edilmiştir. Bu parsel hakkında yapılan temyiz incelemesinde; mahkemece keşif sırasında dava konusu 54 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 3 katlı yapı bulunduğu tespit edilmiş, davacı taraf beyanlarında bu yapının ...’a ait olduğunu açıkça ifade etmiştir. Ne var ki lehine beyanda bulunulan kişi paydaş (mirasçı) olmadığından mahkeme tarafından muhdesata ilişkin dava açması yönünde süre ve imkan tanınması mümkün olmamıştır. Davalı ...’ın ölümü ile kendisine tebligat yapılan mirasçı ...., temyiz dilekçesinde muhdesat iddiasında bulunmuştur. Böyle bir durumda mirasçının muhdesat iddiasında bulunma hakkının gözetilmemesi sonucunu doğuracak şekilde satış suretiyle ortaklığın giderilmesi hukuka uygun olmayacaktır.
Hâl böyle olunca, dava konusu 1 30... parsel sayılı taşınmaz yönünden mirasçı ...’in muhdesat iddiasının dikkate alınarak yukarıda değinilen ilkelere göre işlem yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Yukarıda belirtilen sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.