MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/134 E., 2025/2473 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/313 E., 2022/114 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekilince tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 5 67... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalıların taşınmaz üzerine haksız ve izinsiz şekilde ev yaparak uzun yıllardır kullandıklarını, davacının defalarca ikazda bulunduğunu ancak müdahaleden vazgeçmediklerini, herhangi bir bedel de ödenmediğini belirterek davalıların müdahalesinin men'ine, taşınmazın kâl'ine ve 6.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 5 67... parsel sayılı taşınmazın 2B Hazine arazisi olduğunu, bu taşınmazda hak sahibi ve üzerindeki evin mülkiyet sahibinin davalı ... olup eşi ...'in adı geçen taşınmazda bir hak sahipliği bulunmadığından onun yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, ayrıca taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın açıldığı tarih itibariyle muhatap Maliye Hazinesi olduğundan davanın Hazineye yöneltilmesi gerektiğini, davalıların uzun yıllardır taşınmazda zilyet ve hak sahibi olduğunu, 1999 yılında ev yaparak bu tarihten beri ikamet ettiklerini, davacının uyuşmazlık konusu taşınmazı mevcut durumunu bilerek 2006 yılında satın aldığını, mülkiyet iddiasının sonraya dayandığını, davalının kötüniyetli zilyet olmadığını, ecrimisil şartlarının oluşmadığını, müdahalenin men'i talebinin ise haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan keşif neticesinde davacının taşınmazı üzerinde davalıya ait 2 katlı bina ve bahçenin fen bilirkişisinin raporunda A-2 harfi ile gösterilen 64, 76... , B-4 harfi ile gösterilen 5, 98... , C harfi ile gösterilen 61, 75... 'lik kısımda bulunduğunun tespit edildiği, bu hâliyle davalının eyleminin haksız müdahale niteliğinde olduğu, davacının eldeki davayı açmakta haklı olduğu kabul edilmekle müdahalenin men'ine ve yapı ile bahçenin kâl'ine, ecrimisil isteminin ise hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen 2.963,98 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2023 tarihli kararıyla; dava konusu taşınmazın tapuda davacı adına kayıtlı bulunduğu, davalıların dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binada oturdukları, bu durumda davacının kayden maliki bulunduğu taşınmaza davalıların haklı ve geçerli bir neden olmaksızın el attığı belirlenerek el atmanın önlenmesi ve yıkım isteminin kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin men'i müdahale ve kâl istemine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, ecrimisil talebi yönünden ise İlk Derece Mahkemesince verilen karar hüküm tarihi itibariyle miktar yönünden kesin olduğundan bu talebe yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.11.2024 tarihli ilamı ile; dosya arasında bulunan bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmaz üzerinde el atılan alan değerinin 198.735,00 TL, inşai muhtesat değerinin 182.173,81TL, ecrimisil bedelinin ise 2.963,98 TL olarak belirlenmesine göre dava değeri toplamı 6100 sayılı HMK’nin 341. maddesine göre istinaf kesinlik sınırının üzerinde olduğundan, davalıların ecrimisil talebinin kabulüne yönelik istinaf isteğinin de Bölge Adliye Mahkemesince esastan incelenmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının Hazineye ait taşınmaz üzerine ev yaptığı, 3194 sayılı İmar Kanunu 18/9. maddesine göre davalının imar öncesi ne kadastral parselde, ne de imar sonrası oluşan parsellerde mülkiyetten veya tahsisten kaynaklanan kayden ve irsen bir hakkının bulunmadığından Mahkemece davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak el atmanın önlemesi ve yıkım davasının kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğuna, taşınmazın üzerindeki evin davalı tarafından yapılması nedeniyle zemin itibariyle davacının hak edebileceği ecrimisil miktarının hesaplandığı denetime elverişli 23.10.2025 tarihli ek rapor doğrultusunda davacının ecrimisil davasının 2.318,04 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin eşi yönünden taşınmazdan yararlanıyor denilerek husumet yönünden kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu taşınmazın, imar öncesi taşkın olmadığı hali ile devlet tarafından 2B kapsamında müvekkiline satışının yapılacağı inancı ile davacılar tarafından hareket edildiğinin dikkate alınması gerektiğini, davacının uyuşmazlık konusu taşınmazı mevcut durumunu bilerek satın aldığını, intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini, davacının 15 gün içinde davalıya taşınmazı kaldırma talebinde bulunmadığını, taşınmaz üzerindeki evin davacının hak sahibi olmasından çok önce yapılmış olması nedeniyle kâl talep edilmesinin dürüstlüğe aykırı olduğunu, müvekkilinin kötüniyetli zilyet olmadığını, haksız da işgal etmediğine göre ecrimisil şartlarının gerçekleşmediğini, Mahkemenin hükme esas aldığı ecrimisil tazminatının belirlenmesine ilişkin bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi tarafından yapılan ölçümlerin yanlış hesaplandığını, tüm hesaplamaların çok fahiş olduğunu, herhangi bir emsal değer sunulmadığını, bilirkişi raporunda eski zeytin ağaçlarının bulunduğu ve müvekkilinin kullanımında olmayan alanların da müvekkiline aitmiş ve beton yapıymış gibi hesaplama yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.