MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/108 E., 2025/511 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin halası olan mirasbırakanın 14.05.2009 tarihli noterde düzenleme şeklinde hazırlanan vasiyetname ile tüm mal varlığını davalıya vasiyet ettiğini, vasiyetnameyi düzenlettiği tarihinde mirasbırakanın temyiz kudretinden yoksun olduğunu belirterek vasiyetnamesinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu vasiyetnamenin devlet hastanesinden alınmış resmî rapora dayalı olarak tanzim edildiğini, murisin ölüm anına kadar akıl ve ruh sağlığının yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN İLK KARAR
İlk Derece Mahkemesi 19.04.2022 tarihli ve 2018/568 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Dairemizin 18.02.2025 tarihli ve 2024/2440 Esas, 2025/849 Karar sayılı bozma ilamıyla; "...HMK'nın 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın taraflarının hukuki dinlenilme hakkına sahip olup hukuki dinlenilme hakkının, Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsuru olduğu, mahkemece verilen süre içinde davacı vekili tarafından 24.10.2019 tarihli dilekçe ile tanık listesi sunulduğu halde taraf tanıkları dinlenip deliller toplanmadan Adli Tıp Kurumu raporu alınarak eksik araştırmaya dayalı karar verilmesinin doğru olmadığı..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, müteveffa .. ... ... isteği üzerine vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte mirasbırakanın hukuk işlem ehliyeti bulunmadığı iddiasıyla vasiyetnamenin iptali talebinde bulunulmuş olup, Yargıtay bozma ilamı öncesinde ve sonrasında alınan Adli Tıp Kurulu raporlarında çelişkisiz bir şekilde vasiyet tarihi olan 14/05/2009 tarihi itibariyle müteveffanın fiili ehliyetini haiz olduğunun mütalaa edildiği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Adli Tıp Kurulu raporunun eksik ve yetersiz incelemeye dayanmakta olup raporda geçen "telkinlere mukavim olabileceği" ifadesinin kesin bir tespit olmadığını, ileri yaşa bağlı nöropsikiyatrik bir değerlendirme yapılmadığını, ispat yükünde ve delillerin takdirinde hatalar bulunup tanık beyanlarının hükme etki edebilecek şekilde değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ehliyetsizlik ve irade sakatlığı nedenlerine dayalı olarak vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.