(213 S. K. m. 345, 359, 357)
213 Sayılı Kanuna muhalefetten sanık A. M. hakkında yapılan duruşma sonunda: Adı geçen Kanunun 359/1 maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile hükümlülüğüne, aynı müddetle ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyetine dair E. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.03.1974 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından süresinde istenilerek, depo parası ile şartı yerine getirilen dava evrakı C. Başsavcılığının Bozma isteyen 09.04.1974 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükümetçe şekere zam yapılması söz konusu olunca satıcıların ellerindeki şeker miktarını beyanname ile ilgili Devlet Dairesine bildirmesinin istenmesine rağmen sanığın 3 ton şekerinin beyannamesini vermediği ve bu suretle hileli vergi suçunu işlediğinden bahsile dava açılmış ve 213 sayılı kanunun 359 maddesine tevfikan ceza tayin edilmiş ise de; sanığın hileli vergi suçunu işlediğinin kabul edilebilmesi için sayılı kanunun 357. maddesinin 1 ila 7. bentlerinde açıklanan fiillerin olayda tekerrür etmesi gerektiği halde sanığın eyleminde bu şartlardan hiç birine rastlanmadığı ve dolayısıyla uygulanan maddenin ihlal edilmemiş olduğu ve tebliğnamede bahsedildiği gibi olayın T.C.K.nun 526. maddesinde yazılı unsurları da kapsamadığı ve ancak eylemin 213 sayılı kanunun 345. maddesinde yazılı vergi kaçakçılığı mahiyetinde olup olmadığının ilgili vergi dairelerinin takdirine mevdu bir keyfiyet olarak tezahür eylediği cihetle gereğinin bu idarelerce teemmül ve ifası icabeylediği gözetilmeden yazılı şekilde Hüküm tesisi,
Yasaya aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, depo parasının geri verilmesine, bozma sebebine göre sanığın tahliyesine ve başka sebeple tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde salıverilmesi için C. Başsavcılığına müzekkere yazılmasına 17.04.1974 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy