(1918 S. K. m. 27/2, 27/3, 56/f-5) (647 S. K. m. 5)
Dava: Toplu kaçakçılıktan sanıklar Macit ve Ahmet haklarında yapılan duruşma sonunda; 1918 sayılı Kanunun 27/2-3; 1118 sayılı Kanunun 2; 4223 sayılı Kanunun 10/C ve TCK. nun 59. maddeleri gereğince; 4'er sene 2'şer ay ağır hapislerine, 94.448 lira tekel ve 140.560 lira gümrük ağır para cezalarıyla müteselsilen sorumluluklarına, haklarında ayrıca TCK. nun 31. ve 40. maddelerinin tatbikine, 6085 sayılı Kanunun 60/E maddesi gereğince sanık Macit' in ehliyetnamesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına; kamyonun, kahve, oyun kağıtları, iğne ve lastiklerin müsaderesine dair Uşak Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 3.07.1980 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekilleri ve mahalli C. Savcısı tarafından süresinde istenilerek, sanıklar yönünden depo paraları ile şartı yerine getirilen ve duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı, C. Başsavcılığı'nın bozma isteyen 24.10.1980 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle, hükmedilen cezanın nev' i miktarı itibariyle istek yerinde görüldüğünden, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak icrasına istem gibi karar verildikten, Yargıtay C. Başsavcısı Yardımcısının düşüncesi alındıktan ve sanıklar vekili Av. Nevin savunmasını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunarak gereği görülüp düşünüldü:
Karar: 1918 sayılı Yasanın 27. maddesinde, 22.6.1979 gününde yürürlüğe giren 2248 sayılı Kanunun 26. maddesi ile yapılan değişiklikten sonra, oyun kağıdı kaçakçılığı suçu bakımından resmi muayyene hükmedilmesi mümkün olmadığından tazmini nitelikte ağır para cezası tayininde isabetsizlik bulunmamıştır.
1118 sayılı Yasanın 3, suç tarihine nazaran 1918 sayılı Kanunun 2248 sayılı Yasa ile değiştirilen 27/3. maddeleri uyarınca tazmini para cezasının beher oyun kağıdı resmi muayyenin adedi ile çarpılması ve on katının alınması ile bulunacak rakamın bir destenin cif değerini deste adedi ile çarparak bulunan rakamla toplanması neticesinde elde edilecek sonucun beş katı alınmak suretiyle tayini gerekir. C. Savcısının tazmini nitelikteki para cezalarını temyiz yetkileri olmadığından, bu para cezasının noksan hükmedilmesi, bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere göre, sanıkların suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine, soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin kılınmış savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya nazaran verilen hükümde aşağıdaki hususlardan başka bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar Ahmet, Macit vekilleri Av. Naim, Av. Şanal, Av. Cemalettin'in temyiz dilekçeleriyle Av. Nevin' in duruşmalı inceleme sırasında suçun sübutuna, vasfına ve sair hususlara değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Nüfus kaydında ve hüviyet tespitinde adı Mecit olarak belirlendiği halde, kararda sanık isminin Macit şeklinde yazılması,
2- 14.12.1979 ve 5.11.1979 günlü mütalaalarında bilirkişiler,
.. iğnesinin 1800 adet olduğunu açıklamalarına rağmen, 3.04.1980 tarihli ara kararına 1900 adet yazılması sonucu, hu miktara göre tanzim edilen kaçak eşya tespit zaptına müsteniden fazla para cezası tayini,
3- 14.9.1946 günlü Resmi Gazete' de yayınlanan 4950 sayılı Yasa ile devlet inhirasından çıkarıldığından, gümrük mevzuuna giren kahvenin belirlenen cif değenine göre, tespit edilecek gümrüklenmiş değeri üzerinden para cezası tayini icap ederken, 4223 sayılı Yasanın 10/C maddesi uyarınca para cezasına hükmedilmesi ve bunun sonucu tekel para cezası kabul edilerek oyun kağıtlarından hükmedilen para cezası ile içtima ettirilmesi,
4- Dava konusu eşyaların gümrüklenmiş değerleri ile para cezası ve cif değer topların suç tarihine nazaran pek fahiş olduğu gözetilerek cezaların, 1918 sayılı kanunun 33. maddesine, 2248 sayılı Kanunun 27. maddesiyle eklenen fıkrada kabul edilen nispet içinde ve toplam değer ile orantılı olarak arttırılması gerekirken, normal kabulü,
5- Tazmini nitelikteki para cezasını ödemede güçsüzlükleri anlaşıldığında, 1918 sayılı kanunun 56. ve 647 sayılı Kanunun 5/6. maddeleri uyarınca tayin edilecek para cezasında çevrilen hapis cezasının, para cezalarının ait olduğu idarelere göre ayrı ayrı hesaplanması, ancak fiil tek olduğundan, sonuçta üç sene hapsin infazına karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
6- Kabul ve uygulamaya göre;
A) 1918 sayılı Yasanın 56. ve 647 sayılı Yasanın 5/6. maddeleri gereğince hükmedilen tazmini nitelikteki para cezasının önce sanık adedine bölünmesi, sonra uygulanmış ise, TCK. nun 59. maddesine göre 1/6 nispetinde indirim yapılması, bulunan rakamın yüz lira bir gün hesabıyla ve üç seneyi geçmemek suretiyle hapse çevrilmesi icap ederken, yanlış uygulama sonucu fazla çevrili hapis cezasına hükmedilmesi,
B) Nispi harcın eksik, nispi vekalet ücretinin fazla tayini,
Sonuç: Yasaya aykırı. C. Savcısı ile sanıklar vekilleri Avukat Naim, Avukat Şenol, Avukat Cemalettin'in temyiz itirazları ve Avukat Nevin' in duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu nedenle yerinde görüldüğünden, kahveden verilen para cezası miktarı bakımından kazanılmış hakları saklı kalmak üzere hükmün istem gibi BOZULMASINA, depo paralarının geri verilmesine, 23.12.1980 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy