(1086 S. K. m. 101, 113)
İhtiyati tedbir kararına aykırı davranıştan sanıklar C., S. ve R. haklarında yapılan duruşma sonunda; beraatlerine dair Gerede Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21.2.1980 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, müdahil vekili ve C. Savcısı tarafından istenilerek, müdahil vekili yönünden depo parası ile şartı yerine getirilen dava evrakı C. Başsavcılığı'nın bozma isteyen 7.4.1981 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
1 - Varit görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan ve hakkında tedbir kararı bulunmayan sanık S. hakkındaki beraat hükmünün onanmasına,
2 - Diğer sanıklar haklarındaki hükmün temyizine gelince:
HUMK. nun 109. maddesinde yazılı aksi takdirde ihtiyati tedbir bir güna merasime hacet kalmaksızın kendiliğinden kalkar biçimindeki tümce, maddenin 1. fıkrasındaki ihtiyati tedbir kararı dava ikamesinden evvel verilmiş ise tatbik edilmiş olsun olmasın kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün zarfında esas hakkında dava ikamesi lazımdır biçiminde getirilen buyruğu kapsar.
Dava açıldığını kanıtlayan bir belgenin infaz memuruna ibrazı lüzumu, şayet süresinde dava açılmamışsa verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasını değil, ancak karşı tarafın memura başvurup infazı kaldırabilmesi sonucunu doğurabilir. Hukuk mahkemelerinde uygulama da genellikle bu doğrultudadır.
Bu nedenlerle, suçun doğmuş olduğu düşünülmeden yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, C. Savcısı ile müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden istem gibi hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 30.04.1981 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy