(6183 S. K. m. 110)
Dava ve Karar: 6183 sayılı Kanuna muhalefetten sanık H. hakkında yapılan duruşma sonunda, hükümlülüğüne dair, Milas Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 12.3.1991 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından süresinde istenilen dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen 23.12.1991 tarihli tebliğnamesiyle Daireye verilmekle; dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
6183 sayılı Yasanın 110. maddesi, borçlu gerçek surette veya gerçeğe aykırı surette varlığını yok eder veya azaltır ve geri kalan mallar borcu karşılamaya yetmezse cezalandırılır hükmünü taşımakta olduğuna göre, 6.08.1986 tarihinde haczedilen aracın 22.3.1988 tarihinde başkasına satılmasından önce 17.12.1987 tarihinde sanığın başka malları da haczedildiği dikkate alınarak bu iki haczin aynı alacaktan dolayı yapılıp yapılmadığı, aynı alacaktan yapılmış ise 17.2.1987 tarihinde yapılan hacizde, haczedilen malların borcu karşılamaya yetip yetmediği araştırılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Haciz sırasında kaçırılan aracın değeri ... lira olarak tesbit edildiğine göre, elden çıkarılan araç sebebiyle tevellüt eden zararın bu miktar olduğu cihetle, suç tarihindeki ekonomik şartlar ve paranın satın alma gücü nazara alınarak ilgili maddenin son fıkrası uyarınca zararın az veya pek fahiş olup olmadığı tartışılmadan hüküm tesisi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden cezada kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.02.1992 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy