(5680 S. K. m. 19, 29)
Dava: ... Gazetesinin 5/8/1993 gün ve 1. sayfasında "Tarikat Liseleri" başlığı altında neşredilen yazı nedeniyle ilgili F. G. vekilinin cevap ve düzeltme yazısının yayınlanması talebinin kabulü ile tekzip metninin yayınlanmasına dair, İzmir 6. Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 26/6/1993 gün ve 1993/78 Müt. sayılı karara vaki itiraz üzerine tekzip metninin bazı paragraflarının çıkartılarak yayınlanmasına ilişkin, İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/9/1993 gün ve 1993/172 Müt. sayılı kararını müteakip 4/10/1993 günü yayınlanan cevap ve düzeltmenin 5680 sayılı Basın Kanunun 19/6. maddesindeki şekil ve şartlara uygun olarak yayınlanmadığından bahisle ilgili F. G. vekili tarafından vuku bulan talebin reddine dair, İzmir 6. Sulh mahkemesince verilen karara vaki itirazın kabulüne ilişkin İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/10/1993 gün ve 1993/184 Müt. sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'ndan verilen 8/12/1993 gün ve 47681 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 21/12/1993 gün ve /96935 sayılı ihbarnamesiyle daireye verilmekle okundu;
Mezkür ihbarnamede:
5680 sayılı Basın Kanunun 19. maddesi uyarınca Asliye Ceza Hakimi cevap düzeltme yayınının anılan maddede belirtilen şekil ve şartlara uygunluğu açısından yapılan itirazı 2 günlük süre içinde incelemesi gerektiği ve bu sürenin hakimi bağlayıcı nitelikte bulunduğu gözetilmeden, yazılı olduğu şekilde süresinden sonra karar verilmesinde isabet görülmemiş ve CMUK.'nun 343. maddesi uyarınca anılan hükmün bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuş bulunmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Usul yasalarımızda belirlenen sürelerin niteliğini açıklayıcı bir hüküm bulunmamakta ise de, uyulmaması halinde doğuracakları sonuçlar yönünden yasalarla belirlenen süreleri genel olarak hak düşürücü süre, koruyucu süre ve düzenleyici süre olarak 3 gruba ayırmak mümkündür.
Bunlardan düzenleyici süreler; bir işlemin yapılması veya yapılmaması için kanunen tespit edilmiş olmasına rağmen, uyulmaması halinde müeyyidesi bulunmamaktadır. Sürenin kaçırılması halinde hak kaybı söz konusu olamaz. Bu tür sürenin konulmasındaki amaç, davanın taraflarından gayrisinin işi geciktirmesine sebebiyet verdirmemektedir.
İşte 5680 sayılı Basın Kanunun 19. maddesinin 3. bendinde Sulh Ceza ve Asliye Ceza Mahkemelerinin itirazı inceleyip sonuçlandırması için konulmuş olan ikişer günlük süreler de yukarıda açıklanan düzenleyici nitelikte sürelerdir.
Dairemizde yeniden oluşan ve yukarıdaki düşünceyi benimseyen görüşüne göre; gerek Sulh Ceza Mahkemesinin gerekse Asliye Ceza Mahkemesinin iki gün içerisinde başvuru ve itirazı inceleyerek karara bağlamamış olması halinde sadece bu nedenle mahkeme kararlarına uymayan yani cevap ve düzeltmeyi yayınlamayan sorumlu yazı işleri müdürünün, aynı Yasanın 29. maddesindeki cezai sonuçtan kurtulamayacağı cihetle,
Sonuç: Yazılı emir talebi yerinde görülmediğinden REDDİNE, 27.01.1994 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy