(1918 S. K. m. 25, 26, 27, 47, 56) (765 S. K. m. 36)
Dava: 1918 sayılı Kanuna muhalefetten sanıklar; Ahmet ve arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda; sanık Mustafa'nın beraatine, diğer sanıkların hükümlülüklerine dair, Manavgat Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 7.11.1994 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, müdahil idare vekili ile sanıklardan Ahmet ve Salih tarafından süresinde istenilerek; dava evrakı, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kısmen onama ve kısmen bozma isteyen 1.5.1995 tarihli tebliğnamesiyle Daireye verilmekle, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görülüp düşünüldü:
Karar: 1- Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere gösterilen gerekçeye ve takdire göre müdahil idare vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık Mustafa hakkındaki beraat hükmünün istem gibi ONANMASINA.
2- Sanıklar Ahmet ve Salih ile bu sanıklar hakkındaki müdahil Ahmet idare vekilinin temyizine gelince:
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de:
1- Sanıklar Ahmet ve Salih'in münavebe ile şoförlük yapıp birlikte topladıkları yabancı menşeli ve kaçak fuel-oil'i satmak amacıyla 35.... 2012 plakalı tanker ile naklederken yakalandıkları cihetle maddi ve manevi dayanışma içinde müsnet suçu işledikleri gözetilerek eylemlerine uyan toplu kaçakçılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken, münferit ticari kaçakçılık kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- İdarenin belirlediği cif değer ile bilirkişilerin tesbit ettiği cif değer arasında fahiş fark bulunduğu gözetilerek dava konusu fuel-oil'in cif değerinin Tüpraş'tan sorulup tesbit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Dava konusu fuel-oil'in net ağırlığı 12.024 kg. olarak tesbit edildiği halde, 12.024 lt. üzerinden bulunan cif değere göre hesaplanan gümrüklenmiş değerin hükme esas alınması,
4- Sanıkların tazmini para cezasını ödemede acizleri halinde çekmeleri gereken hapis cezasının üç yıl yerine 1095 gün olarak gösterilmesi,
5- Dava konusu fuel-oil'in hacmi, ağırlığı ve taşındığı mesafeye göre tankerin nakle tahsis edildiği ve 1918 sayılı Yasanın 47. maddesinde hususi hüküm mevcut olup, nakil vasıtasının müsaderesine karar verilebilmesi için TCK. nun 36. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen fiilde methali olmayan kişilere ait olmamak şartının aranmayacağı gözetilmeden, nakilde kullanılan aracın müsaderesi yerine sahibinin haberi olmadığından bahisle iadesine karar verilmesi,
6- Yüz lira kusuru nazara alınarak nisbi harcın fazla tayini ve kısa kararda ayrı ayrı tayin edildiği halde gerekçeli kararda tek bir nisbi harca hükmolunması suretiyle hüküm teşvişi,
7- Sanıkların ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verildiği halde tek bir nisbi ücreti vekalete hükmolunması,
8- Nisbi harç, nisbi vekalet ücreti ve yargılama giderinin tahsil biçiminin karar yerinde gösterilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, müdahili idare vekili ile sanıkların temyiz itirazları, bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.06.1995 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy