(1567 S. K. m. 3, 5)
1567 sayılı kanuna muhalefetten sanık Turabi D. hakkında yapılan duruşma sonunda; hükümlülüğüne ve zoralıma dair İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 05.12.1995 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından süresinde istenilen dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 20.06.1995 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
Türk parası Kıymetini Koruma hakkında 32 sayılı kararın 7/a maddesi Kıymetli madenler, taşlar ve eşyaların dış ticaret rejimi esasları dahilinde Türkiye'ye ithali ve ihracı serbesttir. Ancak işlenmemiş altının ithali Merkez Bankasınca belirlenecek esas ve usuller dahilinde yapılır hükmünü içermekte olup, bu madde -21/03/1992 günlü resmi gazetede yayımlanan 32 sayılı kararın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair kararın 4. maddesi ile Kıymetli madenler, taşlar ve eşyaların dış ticaret rejimi esasları dahilinde Türkiye'ye ithali ve ihracı serbesttir. Ancak, işlenmemiş altının ithal ve ihracında gümrük idarelerine beyan verilmesi esas olup, ithalat ve ihracat rejim ve ilgili yönetmelik hükümleri uygulanmaz... şeklinde değiştirilmiş, hükümden sonra anılan maddede değişiklik yapılmasına dair 21.12.1994 günlü resmi gazetede yayınlanan kararın 4. maddesi ile de bu düzenleme muhafaza edilmiştir.
Sanıkta ele geçen suça konu eşyalar işlenmiş altın niteliğinde olup, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, işlenmiş altın ithal ve ihracının ithalat ve ihracat rejim kararı esaslarına tabi olması nedeniyle eylemin 1918 sayılı yasaya aykırılık suçunu oluşturacağı ve 1567 sayılı yasaya aykırılık suç unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi.
Yasaya aykırı sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA 29.09.1995 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy