(1918 S. K. m. 3, 27, 33, 49) (4250 S. K. m. 25)
Dava ve Karar: Kaçakçılık suçundan sanıklar İ. Uludağ ve arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda; Sanık Davut'un beraatine diğer sanıkların 1918 sayılı kanunun 27/2, 3, 33/son ve 4250 sayılı kanunun 25/C maddeleri uyarınca hükümlülüklerine ve müsadereye dair Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.1.1996 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Müdahil Tekel idaresi vekili, sanık İ. Uludağ ve sanık H. Yazıcı tarafından süresinde, sanık İ. Uludağ vekili ve sanık H. Yazıcı tarafından duruşmasız inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C. Başsavcılığının red ve bozma isteyen 24.12.1996 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle, dosyadaki kağıtlar, okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay 7. Ceza Dairesi Kararı:
I - Tekele tabi yerli rakılar yönüyle Gümrük İdaresi vekilinin hükmü temyize yetkisi bulunmadığından temyiz isteğinin CMUK. nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II - Sanık İ. Uludağ vekili ile sanık H. Yazıcı' nın ve bu sanıklarla birlikte sanık D. Kazanan' a ilişkin müdahil tekel idaresi vekilinin temyizlerine gelince,
Oluşa ve dosya içeriğine göre sanıklar H. Yazıcı ve İ. Uludağ'ın sanık D. Kazanan' dan temin ettikleri 285 şişe sahte yeni rakıyı N. Yıldırım'a sattıklarının tesbit edildiği ancak R. Tümen, A. Karagümüş ve F. Karaturgut da ele geçirilen rakıları sanıkların sattıkları hususunda yeterli delil bulunmadığı ve suç tarihindeki paranın satın alma gücüne nazaran dava konusu rakıların fob değeri ile özel yasasındaki ceza toplamı hafif olduğu cihetle tebliğnamedeki 4 ve 5 nolu düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Sanıklar Hakan Yazıcı ve İ. Uludağ hakkında yapılan duruşma sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin ve cezayı arttırıcı sebeplerin varlığı ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıda gösterilen nedenler dışında bir isabetsizlik bulunmamış olduğundan müdahil tekel idaresi ve sanık İ. Uludağ vekilleri ile sanık H. Yazıcı' nın temyiz dilekçelerinde ve sanık İ. Uludağ vekilinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü suçun sübutuna, vasfına, eksik soruşturmaya ve sair hususlara değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1 - Sanık D. Kazanan' ın İstanbul'da bulunan Y. Aşır'dan temin ettiği 285 şişe sahte yeni rakıları Ankara'dan sanıklar H. Yazıcı ve İ. Uludağ aracılığıyla pazarlayıp piyasaya sürdüğü dosya içindeki bilgi ve belgeler sanıklar Davut, Hakan ve İlhan'ın birbirini doğrulayan hazırlıktaki tesirden uzak ve usulüne uygun olarak alınmış samimi ifadeleriyle sübut bulduğu cihetle,
Sanık D. Kazanan' ın sanıklar Hakan ve İlhan ile maddi ve manevi dayanışma içinde birlikte hareketle toptu kaçakçılık suçunu işlediği gözetilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle beraatine hükmolunması,
2 - Dava konusu yerli rakı kaçakçılığı yönünden ağır para cezası hesabına katılacak değerinin CİF değerden daima daha düşük ve lehte kıymeti ifade eden fob değer olacağı gözetilerek ehil bilirkişilerce fob değerin tesbit ettirilmesi suretiyle hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde CİF değer esas alınarak fazla ceza tayini.
3 - Olaya el konmasını müteakip görevlilerce alınan ilk sorgularıyla oluşu, eylemin niteliğini açıklayıp dava konusu kaçak rakıların sahibi şerikleri D. Kazanan' ın adını bildirmek suretiyle yakalanmasına ve olayın etrafıyla meydana çıkarılmasına hizmet ve yardım etmiş bulunan sanık H. Yazıcı ve İ. Uludağ haklarındaki 1918 sayılı yasanın 49/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4 - Dava konusu rakıların ele geçirildiği iş yeri sahibi N. Yıldırım hakkındaki Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesince 12.6.1996 tarihinde 319/436 sayı ile verilen kararda müsaderesine hükmolunduğu gözetilmeden hükmolunan para cezasına rakıların cif değeri hesap edilerek hesapla fazla nisbi vekalet ücretine karar verilmesi,
5 - Hükmolunan maktu ve nisbi vekalet ücretinin davaya müdahale etmiş bulunan hangi idareye ait bulunduğunun gösterilmemesi,
6 - Nisbi harcın 759.300 lira yerine 759.312.000 lira olarak fazla hükmedilmesi,
7 - Yargılama giderinin tahsil biçiminin belirtilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı Müdahil Tekel İdaresi ve sanık İlhan vekilleri ile sanık Hakan' nın temyiz dilekçelerinde ve sanık İlhan vekilinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeple isteme uygun olarak BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy