(1918 S. K. m. 27)
Dava: 1918 sayılı Kanuna muhalefetten sanıklar Mehmet ve Muzaffer haklarında yapılan duruşma sonunda; sanık Mehmet'in beraatına, sanık Muzaffer'in hükümlülüğüne ve zoralıma dair Ankara Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 4.7.1996 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil idare vekili ve sanık Muzaffer vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen 14.11.1997 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde değilse de,
1- Ankara'da konfeksiyon ticareti ile iştigal eden sanık Mehmet'in Almanya'daki Z. ve İstanbul'daki M. firmaları sahibi olup kullanılmış giyim eşyası ihracıyla uğraşan sanık Muzaffer ile Almanya'dan konfeksiyon eşyası gönderilmesi hususunda anlaştıkları ve Muzaffer'in kendine ait Almanya'daki Z. firması aracılığıyla Almanya'dan E. şirketine ait araca yüklediği 74 balyada 16 ton ağırlığında 19.229 adet kullanılmış konfeksiyon eşyalarını yün kırpıntılarıyla kamufle ederek ve gümrükte yün kırpıntısı diye beyan edip kendisine ait İstanbul'daki M. firması aracılığıyla yurda ithal ettiği, ancak bunları beyan harici olarak gümrükten gizleyerek geçirip eksik gümrük vergisi ödediği ve bu şekilde yurda sokulan gümrük kaçağı konfeksiyon eşyalarını anlaşmaya uygun ve kaçak olduğunu bilerek İstanbul'da gümrükten teslim alan sanık Mehmet'in kiraladığı depoya boşalttığı sırada kolluk kuvvetlerince yakalandığı ve balyaların açılıp içine bakılacağını görünce bu malın 4 balyasının yün kırpıntısı, 70 balyasının da kullanılmış yabancı menşeli elbise olduğunu açıkladığı dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
Bu haliyle,
Sanıklar Muzaffer ve Mehmet'in önceden gümrükten gizleyerek yurda kaçak mal sokulması hususunda anlaşmaları ve bu anlaşmaya uygun olarak Tır'a yüklenen malların yün kırpıntılarıyla kamufle edilerek balyalanıp gümrükten gizlenerek gümrük vergi ve resimleri ödenmeden yurda geçirilerek doğrudan sanık Mehmet'e teslim edilmesi ve Mehmet'in malların yerleştirilmesine uygun bir depo kiralaması ve aynı zamanda asıl mesleğinin de konfeksiyon ticareti olması karşısında; sanıkların önceden anlaşıp maddi ve manevi dayanışma içinde birlikte hareketle gümrüğe yanıltıcı beyanda bulunarak düşük gümrük vergisi ödemek ve gümrük kaçağı malları gizleyerek yurda sokmak suretiyle, toplu kaçakçılık suçunu işledikleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dosya içindeki ilamının da, bu görüşü kapsadığı gözetilerek eylemlerine uyan 1918 sayılı Yasanın 27/2. 3. ve 4. maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine hükmolunması gerekirken yan delillerle doğrulanmayan oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen sanık Muzaffer vekilinin beyanları esas alınarak sanık Mehmet'in beraatına, sanık Muzaffer'in de münferit ticari kaçakçılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Dava konusu eşyaların bilirkişi tarafından tesbit edilen 147.072.500 lira olan cif değerine göre gümrüklenmiş değeri, 410.473.979 lira olarak bulunduğu halde, bozmadan sonra bilirkişi Abdurrahman'ın 348.444.233 lira biçiminde belirlediği cihetle, bilirkişi rapor suretleri eklenerek anılan cif değere nazaran suç tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat dikkate alınıp gümrüklenmiş değer idareye hesaplattırılarak çelişki giderilmeden 410.473.979 lira gümrüklenmiş değer üzerinden ceza tayini,
3- Yargılama sırasında 28.8.1991 tarihli ara karar ile teminat alınmadan yediemin olarak müdahil mal sorumlusu E. firmasına verilen Tır'ın iadesine hükmolunmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı müdahil idare vekili ile sanık Muzaffer vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24.12.1997 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy