(1918 s. K. m. 27, 49)
Dava: Kaçakçılık suçundan sanıklar Süleyman ... ve Arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda: sanık Bekir ...ın beraatına, diğer sanıkların hükümlülüklerine ve müsadereye dair A. 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.3.1997 tarihli hükmün Yargıtay incelenmesi hazine vekili ile sanıklar İbrahim ..., Süleyman ... ve sanık Mehmet ... vekili tarafından süresinde istenilerek, sanık Mehmet ... vekili ile sanık Süleyman ... yönünden duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 26.11.1998 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle, usulüne uygun yapılan tebligata rağmen duruşmaya gelmeyen ve bir vekilde göndermeyen sanık Süleyman ... hakkındaki temyiz incelemesinin duruşmasız olarak, diğer sanık Mehmet ... hakkında tayin olunan cezanın miktar ve niteliği itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verildikten, Yargıtay Cumhuriyet Savcısının düşüncesi alındıktan ve sanık M. ... vekili Av. Ömer Faruk ... savunmasını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Sanıklar İbrahim ... ve Bekir ... yönüyle usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir dilekçe ile davaya katılmayan hazine vekilinin bu sanıklara yönelik temyiz inceleme isteğinin CMUK. nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık Mehmet ... vekili, sanıklar Süleyman ... ve İbrahim ... ile müdahil gümrük idaresi vekilinin sanıklar Mehmet ... ve İbrahim ...e yönelik temyizine gelince, Sanık Mehmet ... ile ilgili olarak yapılan duruşma sonunda toplanan deliller karar yerinde irdelenerek suçunun sübutu kabul edilmiş, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin, cezayı artırıcı ve indirici sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıda gösterilen sebepler dışında bir isabetsizlik bulunmamış olduğundan sanık Mehmet ... vekilinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı inceleme sırasında, sanıklar Süleyman ... ve İbrahim ... ile müdahil gümrük idaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sübuta, vasfa ve sair hususlara değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- İstihbari çalışmalar sonucu sanık İbrahim... in evinde ele geçen 1920 şişe sahte rakının sanık Mehmet ... tarafından temin edilip evinde muhafaza etmesi için sanık İbrahim... e bırakıldığı ve bu sanığın dava konusu diğer eşyalarla bir ilgisinin tespit edilemediği gözetilerek, sanık Süleyman... ın tekel büfesinde ve sanık Mehmet ...a ait depoda ele geçen eşyalar yönüyle sanıklar Mehmet ... ve Süleyman... ın İbrahim... in evinde zapt edilen 1920 şişe rakı bakımından da sanık İbrahim ... ve sanık Mehmet... ın maddi ve manevi dayanışma içinde birlikte hareket ettiği dikkate alınıp para cezalarının bu miktarlar üzerinden ayrı ayrı tayini yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- Eylem tek olup gümrük kaçağı eşyaların gümrüklenmiş değeri ile tekel kaçağı sahte rakıların FOB ve yabancı menşeli rakıların CİF değeri ile özel yasasında yazılı para cezalarının toplamı suç tarihindeki paranın satın alma gücü ve ekonomik koşullara nazaran pek fahiş olduğu halde normal kabul edilip buna göre uygulama yapılarak sanıklara eksik ceza tayini,
3- Müdahil tekel idaresi vekili duruşmalara girmediği halde tekel idaresi lehine maktu ve nispi ücreti vekalete hükmolunması,
4- Gümrük kaçağı eşyalar yönüyle hesapta hata sonucu nispi vekalet ücretinin fazla tayini ve ayrıca sanık Süleyman... ın hissesinin fazla belirlenmesi,
5- Toplu kaçakçılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar İbrahim... ve Süleyman... haklarında 1918 sayılı yasanın 49/2 maddesi uygulandığı halde nispi harcın ikili birli kurala göre tahsili gerektiğinin düşünülmemesi,
6- Sanıkların gümrük ve tekel para cezalarının ödemede acizleri halinde çekmeleri gereken hapis cezaları hükmolunan gümrük ve tekel para cezaları üzerinden ayrı ayrı gün olarak tayin edilmiş ise de, her iki para cezasından çevrili hapis cezası toplamının üç yılı geçemeyeceği gözetilip infazın üç yıl üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde gümrük ve tekel para cezaları ayrı ayrı esas alınıp iki kez üç yıl hapse çevrilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, Sanık Mehmet... vekilinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı inceleme sırasında, sanıklar Süleyman... ve İbrahim ... ile müdahil gümrük idaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanık İbrahim... yönüyle tayin edilen cezada kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükmün istem gibi BOZULMASINA, 24.02.1999 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy