(1918 S. K. m. 27, 33, 49) (765 S. K. m. 59)
Dava: Kaçakçılık suçundan sanıklar Apti ... ve Arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda: hükümlülüklerine ve müsadereye dair İ. 1.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.12.1997 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil idare vekili ve sanıklar vekilleri tarafından süresinde isnetilerek, sanıklar vekilleri yönünden duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının ret ve bozma isteyen 11.3.1998 tarihli tebliğnamesiyle, sanıklar hakkında tayin olunan cezanın miktar ve niteliği itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verildikten Yargıtay Cumhuriyet Savcısının düşüncesi alındıktan ve sanıklar vekilleri Av. Mehmet ..., Av. ve Av. ... savunmalarını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Tayin olunan maktu ücreti vekalet ile yargılama giderinin tazmini ağır para cezasının sonucu bulunmadığı cihetle müteselsilen alınması gerektiğinden ve nispi vekalet ücreti hesabında hata bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu hususa değinen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
I- Sanıklar Harun ... ve Tuncer ... vekilleri ile bu sanıklara ilişkin müdahil idare vekilinin temyizine göre yapılan incelemede,
1- Sanık Apti ...ın yurt dışından yasal olmayan yollardan temin ettiği dava konusu altınları eritip takoz haline getirmek için önceden tanıdığı sanık Hüseyin ... ile birlikte kuyumculuk faaliyetiyle iştigal eden sanıklar Harun ... ve Tuncer ...a giderek altınların takoz haline getirilmesini talep etmeleri üzerine bu iki sanığın altınları getiren Apti ...ın nüfus cüzdanı fotokopisini alıp eriterek takoz haline getirdikleri altınları iade ettikleri, anılan altınları alan sanıklar Apti ... ve Hüseyin ...ın takoz halindeki altınları piyasaya sürüp satması bakımından sanık Abdulvahap ...a verdikleri ve ihbar üzerine bu kişinin altınları satmaya çalıştığı sırada suça konu altınlarla birlikte yakalandığı ve ifadeleriyle diğer sanıklar Apti ... ve Hüseyin ...ın da ele geçirildiği oluş ve dosya içeriğinden anlaşıldığına göre, sanıklar Harun ... ve Tuncer ...ın eritip takoz haline getirdikleri altınların sanıklar Apti ... ve Hüseyin ... tarafından nasıl temin edildiğini ve yurda yasal yollardan girip girmediğini bilip bilmedikleri hususunda maddi delil bulunmadığı cihetle, anılan sanıkların sanıklar Apti ... ve Hüseyin ...ı suçlarına bilerek iştirak ettiklerine dair savunmalarının aksini gösteren yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilerek beraatlarına karar verilmesi gerekirken dosya içeriğine uygun bulunmayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabul ve uygulamaya göre de,
2- Toplu kaçakçılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilen Harun ... ve Tuncer ... haklarında 1918 sayılı yasanın 33/1. maddesi uygulandığına göre ikili birli kural gereği 8 hisse üzerinden 45.657.784.180 lira tazmini ağır para cezası, 1.643.680.200 lira nispi harç ve 113.871.136 lira nispi vekalet ücretinin tamamından sanıklar Apti ..., Hüseyin ... ve Abdulvahap ...ın hisselerine isabet eden 5.707.223.022 şer lira tazmini ağır para cezası, 205.460.000 er lira nispi harç ve 14.233.892 şer lira nispi vekalet ücretinden sanıklar Harun ... ve Tuncer ...ın sorumlu olmaları koşuluyla sanıklardan müteselsilen alınmasına karar verilmesi gerekirken sanıklar Harun ... ve Tuncer ... için tazmini para cezasında, ayrı ayrı hisselerinin gösterilmemesi ve ayrıca bu sanıklar yönüyle nispi harç ve nispi vekalet ücretinin hükmolunan para cezasının tamamı yerine hisseleri üzerinden hesaplanması,
II- Sanıklar Apti ..., Hüseyin ... ve Abdulvahap ... vekilleri ile bu sanıklar yönüyle müdahil idare vekilinin temyizine gelince, Sanıklar Apti ..., Hüseyin ... ve Abdulvahap ... ile ilgili olarak yapılan duruşma sonunda toplanan deliller karar yerinde irdelenerek suçlarının sübutu kabul edilmiş, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin, cezayı artırıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıda gösterilen sebepler dışında bir isabetsizlik bulunmamış olduğundan anılan sanıklar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri sübuta, vasfa ve sair hususlara değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Sanık Apti ... bakımından sürücü belgesi, vekaletname, adli sicil kaydı ve iddianamede adı Abdi olarak belirtildiği halde, nüfus kaydında Apti olarak yazıldığı gözetilerek bu husus araştırılıp kayıtlar arasındaki aykırılığın giderilmesi ve gerektiğinde iddianamenin de düzelttirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve bunun yanında sanığın nüfus kaydında anne adı Gülizar cilt numarası 059/01 yazılı olduğu halde gerekçeli kararda anne adı Gülüzar, cilt numarası 050/01 olarak yazılması,
2- Sanık Hüseyin ...ın iddianamede soyadının Kardeş ve doğum tarihinin 1975 olarak yazıldığı halde, soyadının ... ve doğum tarihinin 1952 olarak düzelttirilmemesi,
3- Sanık Abdulvahap ...ın iddianamede doğum tarihinin 1976 ve nüfusa kayıtlı olduğu köyün Gündüz köyü olarak yazıldığı halde nüfus kaydına uygun şekilde doğum tarihinin 1948 ve nüfusa kayıtlı olduğu yerin Taşmış Köyü olarak düzelttirilmemesi,
4- Sanık Apti ...ın tekerrüre esas alınan mahkumiyeti Küçükçekmece Sulh Ceza Mahkemesinin 26.6.1992 gün ve 1992/287 esas, 1992/849 karar sayılı hükmü ile TCK. nun 456/4, 457/1.maddelerinin uygulanması suretiyle ve doğrudan ağır para cezası olarak verilen ve 28.9.1992 tarihinde infaz edilen 160.000 lira ağır para cezası olup, CMUK. nun 305/1.maddesi uyarınca kesin olarak verilen bu kararın aynı maddenin son fıkrası uyarınca tekerrüre esas olamayacağı gözetilmeden hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK. nun 81/1-3.madde fıkralarıyla artırılması,
5- Sanıklar Apti ..., Hüseyin ... ve Abdulvahap ... vekilinin 9.12.1997 günlü savunma dilekçesinde TCK. nun 59.maddesinin uygulanmasını talep ettiği halde bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
6- Olaya el konmasını müteakip görevlilerce düzenlenen ifadeli olay tutanağı ve 2.9.1997 günlü zabıta yazısı içeriğine göre ifadesiyle oluşu, eylemin niteliğini açıklayıp şerikleri Apti ... ve Hüseyin ...ın adlarını bildirmek suretiyle olayın etrafıyla meydana çıkarılmasına yardım ve hizmet etmiş bulunan sanık Abdulvahap ... hakkında 1918 sayılı yasanın 49/2.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar vekillerinin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre ileride mağduriyetlerine meydan vermemek bakımından İstanbul 1.Sulh Ceza Mahkemesince çıkarılan 3.9.1997 gün ve 306 sayılı tevkif müzekkerelerinin geri alınarak tutuk sanıklar Harun ... ve Tuncer ...ın tahliyelerine, başka suçtan tutuklu yada hükümlü değillerse telle salıverilmelerinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına 03.06.1998 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy