(1918 S. K. m.1, 27, 46)
Dava: Kaçakçılık suçundan sanıklar Hüsnü ... ve Taner ... haklarında yapılan duruşma sonunda: hükümlülüklerine ve müsadereye dair İ. 1.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.10.1996 tarihli hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi sanık Taner ... ve sanık Hüsnü ... vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 21.4.1998 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle, usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya gelmeyen ve bir vekilde göndermeyen sanık Taner ... yönünden temyiz incelemesinin duruşmasız olarak, diğer sanık Hüsnü ... hakkında tayin olunan cezanın miktar ve niteliği itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliği ile karar verildikten Yargıtay Cumhuriyet Savcısının düşüncesi alındıktan ve sanık vekili Av. Ö. Kırca savunmasını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Gümrük ve Tekel eşyaları yönüyle tayin edilen nisbi vekalet ücretlerinin tahsil mercileri ayrı olduğundan tebliğnamedeki bu hususa yönelik düşünceye iştirak edilmemiş, kabule göre nispi harcın eksik tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Aras kargoda yapılan denetimde alıcısı Taner ..., göndericisi Hüsnü ... olan 13.7.1994 günlü kargo faturası içeriği 5 adet kolide tekel ve gümrük kaçağı içkilerin ele geçirilmesiyle sanık Taner ... bulunup dinlenildiğinde ilk ifadelerinde içkilerin bir kısmını Hüsnü ...den satın aldığını belirtip daha sonra İstanbul Polonya pazarında adını Hüsnü olarak belirten kişiden satın aldığını açıkladığı ve 20.6.1996 günlü duruşmada da içkileri satın aldığı Hüsnü'nün huzurdaki sanık Hüsnü ... olmadığını ifade ettiği, kargo faturasındaki telefon numarasına göre araştırılıp bulunan sanık Hüsnü ...ün hazırlık ifadesinde turistlerden aldığı 82 şişe viskiyi sanık Taner ...e sattığını belirttikten sonra değişen ifadelerinde nüfus cüzdanı, ehliyet ve çeklerini kaybettiğini hatta bu hususta polise müracaatta bulunduğunu, aynı zamanda ticaret mahkemesinde çek iptali için dava açtığını ve bu nedenle adının kullanılarak bu suça dahil edildiğini açıkladığına göre; bu hususların doğruluğunun tespiti için polis müracaat tutanağının onaylı sureti ve çeklerin iptaline ilişkin Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının getirtilip incelenmesi, ayrıca sanığın imza örnekleri temin edilip kargo faturası ile birlikte grafoloji uzmanına incelettirilerek kargo faturasındaki imzanın sanığa ait olup olmadığının saptanması ile sanık Hüsnü ...ün hukuki durumunun buna göre tartışılıp değerlendirilmesi ve suçun sübutunun kabul edilmesi halinde dahi satıcı ve alıcı durumunda bulunan sanıkların münferit ticari kaçakçılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ve suç vasfının tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabul ve uygulamaya göre de,
2- Eylemin tek olduğu ve sadece tekel kaçağı içkiler yönüyle hürriyeti bağlayıcı cezaya karar verilmesi gerektiği, yalnız gümrük kaçağı eşya olduğunda 1918 sayılı yasanın 27/4.maddesi uyarınca gümrüklenmiş piyasa değerinin suç tarihine göre 565 milyon lirayı geçtiğinde hürriyeti bağlayıcı ceza verilmesinin düşünülebileceği gözetilmeden tekel kaçağı için ayrı, gümrük kaçağı için ayrı ağır hapis cezasına hükmolunması,
3- Toplu kaçakçılıktan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklara hükmolunan tazmini ağır para cezalarının 1918 sayılı yasanın 46. maddesi uyarınca müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Nispi harcın tekel ve gümrük kaçağı eşyalar yönüyle tayin edilen cezanın toplamı üzerinden hesaplanacağının düşünülmemesi,
5- Gümrük kaçağı eşyalar yönüyle katılma tarihine nazaran sonraki tarife üzerinden hesapla maktu ve nispi vekalet ücretinin fazla tayini,
6- Sanıkların gümrük ve tekel para cezalarını ödemede acizleri halinde çekmeleri gereken hapis cezaları gümrük ve tekel para cezaları üzerinden ayrı ayrı gün olarak tayin edilmiş ise de, her iki para cezasından çevrili hapis cezası toplamının 3 yılı geçemeyeceği gözetilip infazın 3 yıl üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde gümrük ve tekel para cezaları ayrı ayrı nazara alınıp, gümrük eşyaları yönüyle 3 yılla sınırlandırılması ve tekel eşyaları bakımından da ayrıca gün olarak tayini, kabule göre de tekel eşyaları yönünden hapis süresinin 85 gün yerine 185 gün olarak fazla belirlenmesi,
7- Dava konusu eşyaların satılarak tasfiye edilmesinde mahsur bulunmadığına dair Gümrük Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı gözetilerek eşyaların satılıp satılmadığı araştırılıp, satılmış ise satış bedelinin müsaderesi yerine eşyaların müsaderesine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, Sanık Taner ... ile sanık Hüsnü ... vekilinin temyiz itirazları ve sanık Hüsnü ... ile vekilinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 1.7.1998 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy