(1918 S. K. m. 27, 49) (1615 S. K. m. 3, 4)
Dava : 1918 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar Hüseyin .... ve arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda: sanıklardan Mehmet ..., Naip ..., Murat ..., Rasim ..., Yaşar ... beraatlarına, Hüseyin ..., Atilla ... ve Aziz ... hükümlülüklerine ve zoralıma dair Kartal 1.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 1.11.1996 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Müdahil idare vekili ve sanıklar Hüseyin, Atilla, Aziz ve Cemal vekilleri tarafından süresinde istenilerek, sanık Atilla vekili yönünden duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının kısmen onama ve kısmen bozma isteyen 24.4.1998 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I-Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre müdahil idare vekilinin sanıklar Naip ..., Murat ..., Rasim ..., Sinan ... ve Yaşar ... yönelik temyiz itirazlarının reddiyle bu sanıklar hakkındaki hükmün kısmen istem gibi ONANMASINA,
II- Oluş ve dosya içeriği ile yapılan duruşma sonunda toplanan delillere göre sanık Cemal ... vekilinin aracın müsaderesine ilişkin temyiz itirazlarının reddine,
III- Sanıklar Atilla ..., Aziz ... ve Hüseyin ... vekilleri ile müdahil idare vekilinin sanıklar Hüseyin ..., Mehmet ... ve Cemal ... yönelik temyizlerine gelince;
Hükmedilen cezanın niteliği itibariyle sanık Atilla ... vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verilerek yapılan incelemede,
1- Hükmün tefhim edildiği 1.11.1996 günlü duruşmada hazır bulunan sanıklar vekillerine son sözün verilmemesi suretiyle CMUK. nun 251.maddesine aykırı davranılması,
2- Sanık Atilla ... ortağı bulunduğu Bebek 2 isimli gemisi ile kaptan sanık Hüseyin Başaran idaresinde, gümrük mevzuatı gereğince gümrük idaresi haberdar edilip bir beyanname verilmeden ... isimli Rus Gemisinden kaçak olarak temin ettiği 22.471 kg yabancı menşeli mazotu nakliyeci sanık Aziz ... talebi üzerine satıp nakliyesi hususunda anlaştığı ve yapılan ihbar üzerine güvenlik kuvvetlerince olay günü 18.221. kg kaçak mazotun sanık Cemal ... ait, şoförlüğünü sanık Mehmet ... yaptığı kara tankerine boşaltıldığı sırada sanıklar Hüseyin ... ve Mehmet ... yakalandığı ve Bebek 2 isimli gemide yapılan aramada da 4250 kg (5000 litre) mazotun ele geçirildiği, oluş ve dosya içeriği ile beraatlarına karar verilen diğer sanık ifadelerine nazaran olay yerinde sanıklar Cemal ... ve Aziz ... de bir taksi içinde görülmeleri karşısında, kara tankeri sahibi Cemal ... ile şoförü Mehmet ... nakliyeci sanık Aziz ... kara tankerine yükleme yaptırdığı mazotun gece saat 23:00 sıralarında yüklenmesi ve yüklemenin gümrük memurları huzurunda yapılmaması ve buna dair gümrük muhafaza memurlarının müsaade yazısını aramamaları nedeniyle mazotun kaçak olduğunu bilerek sanık Aziz ... suçuna iştirak ettikleri gözetilerek; sanıklar Atilla ... ve Hüseyin ... kaçak 22.471 kg mazotun tamamının gümrüklenmiş değeri üzerinden satıcı toplu kaçakçılık, sanıklar Aziz ..., Cemal ... ve Mehmet ... de kara tankerine nakledilen 18.221.kg mazotun gümrüklenmiş değeri itibariyle alıcı toplu kaçakçılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanık Aziz ... mazotun tamamı esas alınarak mahkumiyetine, sanıklar Cemal ... ve Mehmet ... de beraatlarına karar verilmesi,
3- Hükme esas alınan dava konusu mazotun cif değerini tesbit eden bilirkişinin gümrüklenmiş değeri tesbit ederken vergi ve resimlerini oluşturan unsurların nelerden ibaret olduğunu denetime olanak verecek şekilde göstermediği dikkate alınarak, suç tarihinde yürürlükte bulunan gümrük mevzuatına nazaran dava konusu mazotun gümrüklenmiş değerinin Gümrük Kanununun 3 ve 4. maddeleri uyarınca gümrük idaresine hesaplattırılması gerektiğinin düşünülmemesi,
4- Olaya el konmasını müteakip zabıtaca düzenlenen ifadeli olay tutanağında oluşu, eylemin niteliğini açıklayıp şeriki Atilla ... adını bildirmek suretiyle olayın etrafıyla meydana çıkarılmasına yardım ve hizmet etmiş bulunan sanık Hüseyin ... hakkında 1918 sayılı yasanın 49/2 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
5- Sanıkların tazmini para cezasını ödemede acizleri halinde çekmeleri gereken hapis cezalarının, hükmolunan para cezası sanık adedine bölünüp bulunacak miktar üzerinden önce gün olarak gösterilip sonra 647 sayılı yasanın 5/10 maddesi uyarınca para cezasından çevrili hapis cezası üç yılı geçemeyeceğinden infazın üç yıl üzerinden yapılmasına hükmolunmaması,
6- Teminatla iadesine karar verilen nakil vasıtası araçların müsaderesine, müsadere gerçekleştiğinde teminatın iadesine, aksi halde teminatın irad kaydına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
7- Hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmolunmadığı halde maktu vekalet ücreti tayini ve hesap hatası sonucu fazla nispi vekalet ücretine hükmolunmasına,
8- Nispi harcın 36.677.500 lira yerine yazılı şekilde eksik tayini,
9- Tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin tahsil biçiminin gösterilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar Atilla ..., Hüseyin ... ve Aziz ... vekilleri ile müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sanıklar Atilla ... ve Aziz ... hakkında tayin olunan cezada kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükmün istem gibi BOZULMASINA, 29.06.1998 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy