(1918 S. K. m. 27, 33)
Dava: Kaçakçılık suçundan sanıklar Cafer ... ve arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda; bir kısım sanıkların beraatlarına, bir kısım sanıkların hükümlülüklerine ve sanıklar Erdoğan ... ve Şevket ...in tefrikine dair A. 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.2.1998 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi hazine vekili ve sanıklar Cafer ..., Doğan ..., Hüseyin ..., Ahmet ..., Hikmet ... vekilleri tarafından süresinde istenilerek, sanıklar vekilleri yönünden duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının ret ve bozma isteyen 48963 sayılı tebliğnamesiyle daireye verilmekle, sanıklar hakkında tayin olunan cezanın miktar ve niteliği itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verildikten Yargıtay Cumhuriyet Savcısının düşüncesi alındıktan ve sanıklar vekilleri Av.... savunmalarını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hükmü temyiz eden müdahil idare vekili, hakim tarafından görülerek 26.5.1998 günü havale edilen ve yetkili merciin olurunu içeren dilekçe ile temyiz isteğinden vazgeçtiğinden bu yönden inceleme yapılmasına yer olmadığına karar verilerek sanıklar Doğan ..., Ahmet ..., Hikmet ..., Hüseyin ... ve Cafer ... ... vekillerinin temyizlerine hasren yapılan incelemede,
1- İddianamede gösterilmediği halde sanıklar Hüseyin ... ve Cafer ... ...ın ek savunmaları alınmadan 1918 Sayılı Yasanın 33/son maddesinin aleyhlerine uygulanması,
2- Sanıkların yurtdışından naklihane suretiyle ev eşyası getirme hakkı bulunan permi sahipleri ile anlaşıp onların haklarını kullanarak yurtdışından satın aldıkları dava konusu eşyaları bedelsiz ithalattan faydalanıp muafen yurda soktukları iddia edildiğine göre, yurtdışında belli bir süre çalışan kişilerin yurtdışında kazandıkları dövizlerden tasarruf ettikleri miktarın yurda getirilmesini sağlamak için yabancı ülkelerden bizzat satın aldıkları, ticari mahiyet ve miktarda bulunmayan ev eşyalarını gümrük vergi ve resimlerinden muafen yurda getirip, Türkiye'de de gümrük giriş işlemlerini bizzat yaparak getirdikleri eşyaları gümrükten çekmeleri gerektiği gözetilerek naklihane tahakkuk varakalarında isimleri geçen ve haklarında dava açılıp mahkum olduklarında cezadan müteselsilen sorumluluklarına karar verilecek kişilerin müfettişteki ifadeleri ve beyan tutanakları göz önüne alınarak dinlenilmeleri, ifadelerini içeren beyan tutanaklarındaki imzalarını inkar ettiklerinde bu imzaların kendilerine ait olup olmadığının araştırılması ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- Sanık Ahmet ...nin müfettişteki ifadesinde naklihane hakkına sahip kişilerin pasaportlarını menfaat karşılığı olmaksızın Atilla ...a devrettiğini beyan ettiği, naklihane sahiplerinin de pasaportlarını para karşılığında Ahmet ...ye verdiklerini, yurtdışından da eşya getirmediklerini açıkladıkları ve temyiz dilekçesine eklenen Atilla ...un noterce tevsik edilen ifadesinin de Ahmet ...nin beyanını doğruladığı dikkate alınıp, anılan Attilla ...un dinlenilmesi ve gerektiğinde hakkında dava açtırılarak bu sanık yönüyle delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4- İddianame ile 5.6.1992/220, 28.10.1991/4300, 22.11.1991/4715, 28.11.1991/4787 ve 30.12.1991/5248 gün ve sayılı manifestolar belirtilerek dava açıldığına göre, bu manifestolar kapsamı naklihane tahakkuk varakalarının 73 adet bulunduğu halde sadece 12 si hakkında karar verilip 61 adet naklihane tahakkuk varakası yönüyle tefrik edilip ayrı bir esasada kaydedilmeksizin her bir tahakkuk varakası için olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi,
5- Sanıkların anılan naklihane tahakkuk sahipleri yakalanıp haklarında dava açılarak mahkum edildiklerinde hükmolunan nispi harç ve nispi vekalet ücretinden dahil oldukları her bir toplu kaçakçılığa göre bu sanıklarla birlikte müteselsilen sorumlu olacaklarının karar yerinde gösterilmemesi,
6- Para cezaları içtima ettirildiğine göre, içtimadan sonra sanıklar Hüseyin ... ve Cafer ... ...ın bu para cezasından müteselsilen sorumlu olacaklarının ve yine sanık Ahmet ...nin de toplu kaçakçılığı birlikte işlediği kabul edilen naklihane sahipleriyle ve sanıklar Hüseyin ... ile Cafer ... ...ın toplu kaçakçılığı birlikte işledikleri kabul edilen naklihane sahipleri ile yakalanıp haklarında dava açılarak mahkum edildiklerinde müteselsilen sorumlu olacaklarının karar yerinde belirtilmemesi,
7- infaza yönelik işlerde kazanılmış hak nazara alınmayacağı cihetle sanık Doğan ...ın Arif ... ve Yaşar ...ya ait naklihane tahakkuk varakaları yönüyle hükmolunan tazmini ağır para cezalarını ödemede aczi halinde çevrilip çekmesi gereken hapsin gün olarak eksik gösterilmesi,
8- Yargılama giderlerinin sanıklardan tahsil şeklinin belirtilmemesi,
Sonuç : Yasaya aykırı, sanıklar Doğan ..., Ahmet ..., Hikmet ..., Hüseyin ... ve Cafer ... vekillerinin gerek temyiz dilekçelerinde gerekse duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA 07.10.1998 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy