(7397 S. K. m. 48, 54, 58) (825 S. K. m. 29) (1412 S. K. m. 148, 150, 163, 257) (CG. 21.09.1987 T. 1987/8-257 E. 1987/372 K.)
Dava: 7397 Sayılı Kanuna muhalefetten sanık M. hakkında yapılan duruşma sonunda; Hükümlülüğüne dair İSTANBUL 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 10.3.1997 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık ve hazine vekilleri tarafından süresinde istenilerek, sanık vekili yönünden duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının red ve bozma isteyen 14.8.1998 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hükmedilen cezanın nev'i ve miktarı itibarıyla sanık vekilinin duruşmalı inceleme isteğinin CMUK'nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE, karar verilerek yapılan incelemede;
1- 22.6.1994 gün, 21968 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 539 sayılı KHK ile değişik 7397 Sayılı Yasanın 58. maddesinde görevli Mahkeme belirtilmediğinden 825 Sayılı Ceza Kanununun Mevkii Mer'iyete Vaz'ına Müteallik Kanunun 29. maddesi gereğince davaya bakmanın Sulh Ceza Mahkemesinin görevinde bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2- CMUK'nun 148., 150., 163., ve 257. maddelerinde açıklandığı üzere Cumhuriyet Savcısı hazırladığı iddianamesinde ceza davasının iki önemli unsuru olan fail ve fiil'e kesinlikle yer vermesi gerekir. Bu nedenle iddianamede sanığa isnat edilen eylemlerin neler olduğu, delilleri ve yasal dayanakları da gösterilerek buna göre ön ödeme yaptırılması hususunun düşünülmesi gerekirken usul ve yasaya uygun olmayan iddianameyle açılan davada yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
3- Ceza Genel Kurulunun 21.9.1987 gün 8/257-372 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmedilen cezanın tayin edilebilmesi için önce o suça kanunun koyduğu aşağı ve yukarı hadler arasında ceza tayin edilmesi, bundan sonra ne nisbette misil arttırmasına tabi tutulduğu, toplam cezanın ne suretle belirlendiğinin her türlü denetime imkan verecek şekilde açıklanması gerekirken doğrudan doğruya sonuç cezanın tayini sureti ile uygulama yapılması,
4- Sigortalıların hasar tazminatı ödenmesi ve yasal defterlerin tutulmaması eylemlerinin ayrı ayrı suçları oluşturduğu gözetilmeden tek suç kabulü ile 7397 sayılı yasanın 54. maddesi gereğince hüküm kurulması,
5- Sigorta Murakabe Kurulu görevlilerinin raporunda ve Hazine Müsteşarlığının Cumhuriyet Savcılığına ihbar yazısında, 31.12.1992 tarihi itibariyle tahsil edilen primlerin süresinde ödenmediği belirtildiği ve tespit edilen diğer eylemlerin ise 4.5.1993 - 12.5.1993 tarihlerinde yapılan denetimler sonucunda ortaya çıktığı gözetilerek bu tarihler itibariyle cezaların belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayini,
6- 7397 sayılı yasanın 48. maddesi gereğince hükmedilen cezanın karar yerinde yanlış gösterilmesi,
7- Müdahale tarihi itibariyle maktu vekalet ücretinin eksik tayini,
Yasaya aykırı, müdahil vekili ve sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 2.10.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy