(1086 S. K. m. 284) (551 S. K. m. 47) (556 S. KHK. m. 61/A, 71)
Dava: 551 sayılı Kanuna muhalefetten sanık Sezai hakkında yapılan duruşma sonunda, beraatına dair Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 4.4.1997 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının onama isteyen 4.11.1998 tarihli tebliğ namesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar: 1- 27.6.1995 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 71. maddesi gereğince; Bu kanun hükmünde kararnamede öngörülen bütün davalarda, görevli mahkeme, Adalet Bakanlığı'nca kurulacak ihtisas mahkemeleridir. Asliye Ticaret ve Asliye Ceza Mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin yargı çevresini Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu belirler. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 13.7.1995 gün ve 503 sayılı kararı ile ihtisas mahkemeleri kuruluncaya kadar, komisyonların bulunduğu Ağır Ceza merkezlerinde olmak üzere ikiden fazla Asliye Ceza Mahkemesi olan yerlerde 3. Asliye Ceza Mahkemesince, iki Asliye Ceza Mahkemesi varsa 1 nolu Asliye Ceza Mahkemesi'nce yargılama yapılacağı gözetilerek görevsizlik kararı verilmemesi,
2- Suç tarihinde yürürlükte bulunan 551 sayılı Yasanın 47. maddesinde, bu kanuna göre tescil edilmiş olan markalardan faydalanma hakkına tecavüz sayılan haller gösterilmiştir. Aynı maddenin a bendine göre başkasına ait tescilli bir markanın biçim, mana veya bunlardan birisi itibariyle eşini veya ebat yahut renk itibariyle veyahut dikkatle bakılmadıkça farkına varılmayacak kadar cüzi suretle değiştirilmiş şeklini kullanan kimse bu markayı aynen kullanmış sayılır. Başkasına ait tescilli bir markaya, toplu olarak bıraktığı umumi intiba itibariyle ilk bakışta kolayca tefrik edilemeyecek şekilde benzeyen ve bu suretle iltibasa sebebiyet verecek bir markayı kullanan kimse o markanın benzerini kullanmış sayılır.
Dosyada mevcut sanıkta ele geçen ve dava konusu ürünlerde kullandığı (EBS) etiketi, müşteki firmaya ait marka tescil belgeleri ve sanığın kullandığı markanın dizayn, şekil ve renk itibariyle müdahil firma adına tescilli markaya benzediği ve iğfal kabiliyeti olduğuna dair Bölge kriminal polis laboratuarının 25.2.1994 gün 2271 sayılı raporu karşısında; birbirlerine uygun düşmeyen bilirkişi raporları nedeniyle uzmanlardan oluşan yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken bu konuda uzman olmayan ve yetersiz bilirkişilerin raporuna dayanılarak yazılı şekilde beraata hükmedilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.12.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy