(765 S. K. m. 2, 119) (1567 S. K. m. 3)
Dava: 1567 sayılı kanuna muhalefetten sanıklar, M ve M'in haklarında yapılan duruşma sonunda; sanık M'in beraatine, diğer sanık ehmet M'un Kamu davasının TCK'nnı 119. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına ve iadeye dair (Mersin Birinci Asliye Ceza Mahkemesi)nden verilen 21.12.1998 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi, müdahil idare vekili tarafından süresinde istenilerek dava vrakı c. başsavcılığının kısmen onama ve bozma isteyen 21.10.1999 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Müdahil idare vekilinin sanık M'e ilişkin temyizine nazaran yapılan incelemede;
1- Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararın 4/b maddesi "Türkiye'de yerleşik kişilerin beraberlerinde döviz bulundurmaları; bankalar, yetkili müesseseler ve özel finans kurumlarından döviz satın almaları, dövizleri bankalarda açacakları döviz hesaplarında tutmaları, efektif olarak kullanmaarı, bankalar ve özel finans kurumları vasıtasıyla yurt içinde ve yurt dışında tasarruf etmeleri serbesttir" hükmünü içermekte olup, anılan madde uyarınca bankalar, yetkili müesseseler ve özel finans kurumları dışında kalan gerçek ya da tüzel kişilerin döviz alım satım işlemleri yapmaya yetkili bulunmadıkları ve bu kurumlar dışında kalan yerlerden tasarruf amacıyla dahi olsa döviz alınması veya satılmasının mümkün bulunmadığı açıktır.
Bu yasal düzenleme, sanığın savunması, tutanak ve dosya kapsamından, olay günü kendisine verilen dövizleri satın alan sanık M'in eyleminin 1567 sayılı yasanın 3521 sayılı yasa ile değişik 3/a-1 maddesinde öngörülen kararlara aykırılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden dosya kapsamına uymayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
II- Müdahil vekilinin sanık M'a yönelik temyizine gelince;
2- Sanığa tensip kararı gereğince talimat mahkemesinde 17.4.1998 tarihinde yapılan ön ödeme önerisinin usulüne uygun olduğu ve 10 günlük süre beklenilmeden talimatın iade edilmesinin on günlük ödeme süresini kaldırmayacağı, sanığın bu sürede ödemede bulunabileceği halde ödemede bulunmadığı gözetilmeden ikinci kez ön ödeme ihtarında bulunulup sonucuna göre davanın artadan kaldırılmasına hükmolunması,
Yasaya aykırı ve
3- Sanığın eylemine uyan 3521 sayılı yasa ile değişik 1567 sayılı yasanın 3/a maddesinde öngörülen beş milyon lira ağır para cezasının suç tarihinde yürürlükte bulunan 3506 sayılı yasanın ek 2. maddesine göre yapılan misli arttırım sonucunda 210.000.000 lira olduğu, hükümden sonra 1.8.1999 tarihli Resm iGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4421 sayılı yasanın 4/8. maddesi gereğince "1.1.1988 tarihinden 31.12.1993 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan kanunlardaki para cezalarının on iki misline çıkarıldığı", 1567 sayılı yasanın 3. maddesini değiştiren 3521 sayılı yasanın 28.2.1989 tarihinde yürürlüğe girdiği ve yeni düzenlemeye göre altmış milyon lira olan ağır para cezasının sanık lehine olduğu gözetilerek TCK'nın 2. maddesi uyarınca 60.000.000 lira ağır para cezası yargılama masrafı ve maktu vekalet ücreti üzerinden ön ödeme önerisi tebliğinin gerekmesi,
Bozmayı icab ettirmiş olup müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kısmen isteme uygun olarak (BOZULMASINA), 7.12.1999 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy