(1380 S. K. m. 23) (1412 S. K. m. 268) (TCGK. 21.09.1987 T. 1987/8-257 E. 1987/372 K.)
Dava: 1380 sayılı kanuna muhalefetten sanık, Mustafa ... hakkında yapılan duruşma sonunda: Hükümlülüğüne dair Mersin 1.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 1.4.1998 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanık vekili tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 14.12.1999 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yargılamanın 3005 sayılı yasa hükümlerine göre yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, telafisi mümkün olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
1- Sanık hakkında, karasularımız dahilinde 2 mil içinde sahile 0.5 mil mesafede trol teknesi ile trol çekmekten dolayı tutanak tanzim edildiği ve iddianamede de sanığın eylemi trol teknesi ile kıyıdan 3 mil mesafede trol çekmek olarak belirtildiği ve sanığında savunmasında atılı suçu kabul etmediği gözetilerek, 1380 sayılı yasanın 23.maddesine dayalı olarak çıkarılan yönetmelik ile suç tarihinde yürürlükte olan 1996-1997 dönemine ait su avcılığını düzenleyen 30/1 nolu sirkülerin 4.maddesinde Akdeniz de, Finike körfezi yardımcı burnundan akıncı burnuna kadar olan karasularımızda 3.maddede belirtilen yerler dışında dip trolü ile 2 mil mesafede avlanmanın yasak olduğu belirtildiğinden trolle avlanmanın yasaklandığı diğer hallere ilişkin anılan sirkülerdeki düzenlemeler çerçevesinde, zabıt mümzileri tanık olarak dinlenip, sanığın atılı suçu işleyip işlemediği, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı açıklığa kavuşturulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturmayla hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- Ceza Genel Kurulunun 21.09.1987 gün ve 8-257-372 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmedilen cezanın tayin edilebilmesi için önce o suça kanunun koyduğu aşağı ve yukarı hadler arasında bir ceza tayin edilmesi, bundan sonra ne nisbette misil artırımına tabi tutulduğu toplam cezanın ne suretle belirlendiğinin her türlü denetime imkan verecek şekilde açıklanması gerekirken, temel para cezasının tayininde dayanak maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMUK. nun 268.maddesine muhalefet edilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, Sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, istem gibi BOZULMASINA, 10.02.2000 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy