(1380 S. K. m. 23, 24, 36) (765 S. K. m. 260) (Su Ürünleri Yönetmeliği m. 16)
1380 sayılı kanuna muhalefetten sanık, ... Güler hakkında yapılan duruşma sonunda: Hükümlülüğüne ve iadeye dair Bandırma Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21.11.1997 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, Sanık tarafından süresinde istenilerek dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 4.5.1999 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Yargılaması genel hükümlere tabi TCK. nun 260. maddesine muhalefet eylemiyle, 3005 sayılı yasanın uygulanması gereken 1380 sayılı kanuna aykırılık suçundan açılan davanın birlikte görülüp sonuçlandırılması,
2- 1380 sayılı kanunun 24. maddesi uyarınca, Marmara Denizi, İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazında her çeşit trol ile su ürünleri istihsalinin yasaklandığı; yönetmeliğin 16. maddesine göre de, avlanma yasağı süresince gemilerde ve istihsal yerlerinde istihsal vasıtaları bulunamayacağı ancak yasak yer ve zamanlarda geçiş için İl Müdürlüklerinden izin alan gemilere bu hükmün uygulanmayacağı cihetle, suça konu trol takımına K. limanında el konulduğu anlaşılmakta olup, sanığın yasak yer ve zamanda trolle denize açılacağı, trolü mevzuata aykırı şekilde nakledeceği ve gerekli izinleri almayacağı yolunda bir kabulü ve yukarıda anılan yasanın 36/h madde fıkrası ile ceza tayinini haklı gösterir delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan ve dava konusu trol takımının limanda bağlı durumdaki gemide ele geçmesi durumunda 1380 sayılı kanunun 23. maddesi uyarınca düzenlenen yönetmelik ve sirkülerdeki koşullara uygun olmadığı anlaşıldığında anılan yasanın 36/9 madde fıkrasının uygulanması gerekip, gerekmediğinin de nazara alınması icabettiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, Bozmayı gerektirmiş, Sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26.05.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy