(1918 S. K. m. 27, 41, 47, 49)
Dava: Toplu kaçakçılık suçundan sanıklar, Mustafa ve arkadaşları haklarında yapılan duruşma sonunda: hükümlülüklerine dair B. 1.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.10.1997 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, sanık Ahmet ve diğer sanıklar vekilleri tarafından süresinde istenilerek sanıklar Mustafa, Adnan ve Mehmet vekilleri yönünden süresinde sanık Ahmet yönünden de süresinden sonra duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen 7.6.1999 tarihli tebliğnamesiyle daireye verilmekle, sanıklar hakkında tayin olunan cezanın miktar ve niteliği itibariyle temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına oybirliği ile karar verildikten Yargıtay Cumhuriyet Savcısı'nın düşüncesi alındıktan ve sanıklar vekilleri savunmalarını yaptıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanık Ahmet'in temyiz süresi içinde verdiği dilekçesinde duruşma isteği bulunmadığı cihetle yasal süresinden sonra duruşma isteğinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1- İddianamede gösterilmediği halde ek savunmaları alınmadan 1918 sayılı yasanın 27/5 madde fıkrasının sanıklar Mustafa ve Adnan aleyhlerine uygulanması,
2- 16.12.1993 tarihinde 10840471 numaralı Tır Karnesi muhteviyatı dava konusu eşyaların Derince Gümrük Müdürlüğünden İran'a gitmek üzere transit işlemleri yapılmakla sanık Mustafa idaresindeki Tır ile gümrük memuru sanık Adnan refakatinde 31.12.1993 tarihinde yola çıkıp 4.1.1994 günü geldikleri çıkış gümrüğü olan Gürbulak Gümrük Müdürlüğü gümrüklü sahada yapılan muayenede Tırın brandası ve kurşun mühür tatbik edilen iplerin kontrolünde sağlamlığının görülmesi üzerine araç tartılarak Tır Karnesinde 13.406 kg. eşya yazılı olduğu halde araçta net 590 kg. eşya bulunduğunun anlaşılması sonucu yapılan tam tespitte Tır Karnesinde belirtilen eşyaların mevcut olmadığı, bunların yerine kullanılmış eşyalar konulduğu ve aynı gün yapılan ihbar ile brandanın çekiciye bakan kısmında (+) şeklinde kesik bulunduğunun saptanmasından sonra sanık Mustafa'nın alınan beyanında Derince memur refakatinde çıktıklarında dışarıda mal sahibi Mehmet Emin ve Tır sahibi Ahmet'in beklediklerini, bunların aracını takiple İstanbul Hadımköyde bir depoya gittiklerini ve Mehmet'in sanık Adnan'ı bir otele götürüp bırakarak döndüğünü, kendisinin uyuduğunu ve sabah kalkıp depodan çıkacağı sırada Tır da ki eşyaların boşaltılmış olduğunu görüp Mehmet Emin'e sorduğunda malın yarısını indirdik, sen transit çıkış yapacaksın dediğini ve bilahare gelen Adnan ile birlikte hareket edip bir gece Erzurum'da otelde kaldıktan sonra çıkış gümrüğüne geldiklerini ifade ettiği, duruşmadaki savunmasında ise Derince gümrüğünden hareket edip Erzurum'a geldiklerinde eşyaları satmak için önceden anlaştığı İran'lı Abdullah adlı şahsın da geldiğini, sanık Adnan'ın haberinin olmaması için bununla birlikte otele gidip Adnan'ın odasına çıkmasından sonra İran'lı Abdullah ile buluşarak eşyaları 13.000 Mark karşılığı satıp Tırın anahtarlarını Abdullah'a verdiğini ve Abdullah'ın eşyaları boşaltıp anahtarları getirdiğini, olanlardan Adnan'ın haberinin bulunmadığını, bilahare çıkış gümrüğüne hareket ettiklerini, durakladıkları yerlerde ve yola çıkışlarında Adnan'ın devamlı mühürleri kontrol edip sağlam olduğunu gördüğünü, hazırlıktaki ifadesinin baskı altında alındığını öne sürdüğü ve sanıklar Adnan, Ahmet ile Mehmet'in aşamalardaki anlatımlarında suçlamaları kabul etmedikleri ve yine sanık Mehmet vekilinin temyiz dilekçesi ekinde Sağlık Bakanlığı Heybeliada Sanatoryum Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi başhekim yardımcısı imzalı 30.7.1999 tarihli yazısı ile ekinde hasta tabela ve müşahede kağıtlarını ibraz ederek bu sanığın suç tarihinde hastanede yatarak tedavi gördüğünü belirttiği gözetilerek, sanık Mustafa'nın hazırlık ifadesindeki savunmasının doğruluğunun tespiti yönüyle, Mehmet vekilinin ibraz ettiği belgelerin hastanece verilip verilmediği ve verilmiş ise suç tarihinde sanığın hastaneden izinli ayrılıp ayrılmadığının, ayrılmış ise hangi tarihler arasında olduğunun sorulup hasta tabela ve müşahede kağıtlarının varsa asılları ile hasta kabul ve taburcu defterlerinin ilgili sayfalarının onaylı suretleri getirtilip tahkik edilerek, sanık Mustafa'nın hazırlık ifadesinin atfı cürüm niteliğinde bulunup bulunmadığı tartışılıp hasıl olacak sonuca göre Mustafa'nın hazırlık ifadesinin atfı cürüm niteliğinde kaldığı anlaşıldığında sanıklar Mehmet ve Ahmet'in hukuki durumlarının ve sanık Mustafa'nın da suç vasfının buna nazaran tayini ve sanık Adnan'ın maddi ve manevi dayanışma içinde birlikte hareketle sanık Mustafa'nın suçuna doğrudan iştirak edip etmediği ya da eyleminin görevi ihmal safhasında kalıp kalmadığı da düşünülüp bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
3- Dava konusu transit eşyalar telefon, oto radyo teybi ve el radyolarından ibaret olup CİF değerlerinin konusunda uzman bilirkişilere tespit ettirilmesi gerektiği gözetilmeden, mesleği gereği konunun ne şekilde uzmanı olduğu anlaşılamayan bilirkişinin belirlediği CİF değere itibar edilip bunun üzerinden hesaplanan gümrüklenmiş değer ve gümrüklenmiş piyasa değerinin cezaya esas alınması,
4- Mahkemece kabul gören hazırlıktaki 5.1.1994 günlü ifadesiyle oluşu, eylemin niteliğini açıklayıp şerikleri Ahmet ve Mehmet 'in adlarını bildirmek suretiyle olayın etrafıyla meydana çıkarılmasına yardım ve hizmet etmiş bulunan sanık Mustafa hakkında 1918 sayılı yasanın 49/2 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
5- Transit eşya kabul edilip cezaya esas alınmayan 20 adet Kamasonic marka KA 710 model portatif el radyosu ile, 20 adet Kamasonic marka oto radyo teybinin yurtdışı edilmek koşuluyla iadesi hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
6- Dava konusu nakil vasıtası aracın 1918 sayılı yasanın 47. maddesi yerine anılan yasanın 41. maddesi ile müsaderesine hükmolunması,
Yasaya aykırı ve;
7- Hükümden sonra 1.8.1999 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4421 sayılı yasa ile değişik 647 sayılı yasanın 5.maddesi uyarınca sanıkların tazmini para cezasını ödemede acizleri halinde çevrilip çektirilmesi gereken hapis cezalarının sanıklar lehine yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi,
Sonuç: Bozmayı icap ettirmiş olup sanık Ahmet'in temyiz dilekçesinde, sanıklar Mustafa, Adnan ve Mehmet vekillerinin temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdükleri temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23.02.2000 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy